• Özlem

    ben bu yalnızlığı kuma getirdim üstüne,

    üstüne bir de boşadım seni hem de üç kere!

    bir keresinde o kadar boşaldın ki,

    sanırsın yatağını terk edip denize dökülen bir dere,

    sanırsın ki evreni koysak bile, yeri dolmayacak bir zerre!

    ben bu hüznü ödünç aldım, son nefese kadar verdiler vade

    görsen içinde nokta şuh yok, ana sütü gibi pak ve sade

    adım atar atmaz ben, hiçbir yere gitmez ya her cadde

    öyle kaldım işte,

    öyle cismine küs, sanki rengini kaybetmiş bir madde.

    ben bu şiiri marketten çaldım, yanına reyondan bir paket sigara.

    oysa sıkı sıkı tembih etmiştim giderken sen "beni sık sık ara",

    ne ara unuttun beni...

    unuttun beni, artık senden kalan tek şey;

    telesekreterde kayıtlı olmayan bir numara.

    "unutulmak" dedim,

    bende hep hatırlanan bir derin yara...

    ben bu yarayı kalbimden aldım, gerek yok ambulansa

    ve de ambiyansa, memnunum, iyi böyle, böyle iyi aslında

    işin aslı sevmek olunca, hiçbir şey olmuyor umrumda

    sende ummadığı bir zamanda olur da yüzün asıldığında,

    bak parmağındaki alyansa ve

    ağla

    ağla

    ağla.

    nasılsa anlayacaksın sende bir gün,

    anlayacaksın diyorum

    yalnızlık denilen zehir

    iliklerine sızınca,

    ne demekmiş yaşarken ölmek,

    ölmek ne demekmiş yaşarken, anlayacaksın!

    gözlerinden yaş akınca...

    sevgilim eline sağlık, ben bu kazığı dolaba sakladım

    ısıtıp ısıtıp yerim artık, ta ki can bedenden çıkınca

    sen sil kirpik uçlarını, tazele makyajını, tak maskeni

    ve bak

    hiçbir şey olmamış gibi her akşamüstü kapıya...

    b. karakeçili

    Özlem

Comments