
Sadece bedenleri sever olduk. İçindeki ruhları yok saydık. Her şeyi bir
anda yaşamayı ne kadar sever olduk.. Beklemeyi unuttuk. Verilen sözleri tutmayı da. Söz verdikten sonra o sözü unutmak ne kadar moda oldu. Verilen sözleri unuttuk, yerine bencilliği koyduk. Güvenmeyi unuttuk.
Yalanı çok sevdik, Bir yanımız riya, bir yanımız çıkar oldu. Peki "yalın sevgiye" ne oldu? Parayı hayatın en kıymetlisi olarak kabul ettik...
Dürüst olmaya çalışan ve dürüstlükten korkmayan kaç kişi var aramızda? Dürüst olanlarda pes ediyor artık farkında mısınız?
Dostluğu unuttuk. Kırıldık. Kırıldıkça vicdanımızı kaybettik. Peki hayatın
asıl anlamına ne oldu şimdi ? Kaçımız kendi yansımamızı dürüstçe ortaya koyduk ve bu benim dedik ? Yapabilen kaçımız, kaç kere kırıldı, incindi kimbilir? Farkında mısınız : "Biz yalansız, dolansız sevilmeyi" unuttuk.
Bunu bize karşı başarabilen insanlara inanmaz, güvenmez olduk. Onlara
"koca bir yalan" gibi bakar olduk. Çünkü biz "yalın olarak sevmeyi, güvenmeyi" unuttuk.
Peki bu sonsuz ikilemde, sadece aklar ve karalar içinde, hangisi doğru ? Kendimizi, olduğumuz gibi ortaya koyacak cesaret mi, yoksa maskeli baloda, binbir maskeyle dans etmeye devam etmek mi?
Comments
Ümit
doğru
Ümit
ama en güzel gülüşler ruhsuz bedenlerde