
Takıntılıydı babam. Takvim yapraklarının uğursuzluğuna inanırdı. Okuma derdi, koparma. Çabuk yaşlandırır seni. Ve mezar taşları, dönüp bakma kim orada yatıyor diye. Ölünün nazarı değmez deme, heybetini sakla, sürünerek geç önlerinden. Ah efendim İçinizi karattım affedin. Kısa geçecegim. Öldüğünde cebinde bir takvim yaprağı buldum. Anamın ölüm tarihi, altında tükenmez kalemle yazılmış not. Ben öldüm, seni gömdüler. Boyum devrilecek biliyorum, sen beni yıkılmış görme diye iki ayak üstünde mağrur geliyorum seni ziyarete. İşte dostlar işte, aşk tabularına meydan okuyanların mahareti.
Sevişmeyi ucuza getirmek için evlenenlerin babama deli dediği memlekette büyüdüm ben.
Umut Akbaş

Comments