• Sema

    MUTLULUĞUN RESMİ

    Çoğu zaman, öğrenilmiş bir çaresizlikte nefes alamadığımızı duyumsarız. Hangi yana baksak, kayalardan kalın tabulara çarpar kafamız. Kan revan içinde kalırız da gene de boğarız içimizdeki çocuğun sesini.

    Oysa ne güzel çocuklardık, hayallerin bir sınırı olduğunu öğrenene kadar. Ay dedenin sakallarına uzanırdı ellerimiz kimi zaman, kimi zaman yalınayak koşardık deniz üstünde. Kimi zaman tırmanırdık küçük tepelere dağ diye, ellerimiz toprak toprak. Kimi zamansa yan gelip yatardık bulutlara, pamuktan yataklara uzanırcasına. Sınırsız hayallerimizle çocuktuk biz.

    Ay ne zaman tutuldu, ne zaman boyumuzu geçti deniz ilk adımda… O koca dağlar nasıl küçük tepelere dönüştü… Nereye kayboldu beyaz bulutlar… Ve bizler o çocuğa olan inancımızı ne zaman yitirdik? Hangi ara öğrendik kendimizden bu denli uzaklaşıp yavan yaşamayı?

Comments