• Efe

    Yalan yok bu ilk değil uykuya susuzluğum

    İronik bir kâbusa eşken uykusuzluğum.

    Yalan yok bu son değil semaya vurgunluğum

    Şark Yıldızı'na âşık kimliksiz durgunluğum.

    Oysa benden önce de varken Kutup Yıldızı

    Kaç hüsran tanıdı gök kaç ayrılık kaç sızı?

    Bildiğim kadarıyla, milyar yıldır – yaklaşık –

    Dünya günün peşinde Kamer dünyaya âşık.

    Yani en fazla üç gün süren fani dünyada

    Her gün bir savaş emri veren cani dünyada

    Cehennemin ateşi Şeytanın uykusuyken

    Aşk, kirlenmiş dünyada tertemiz kalmış suyken

    Suyu iç, ateşi yak; söndüğü an ölümdür

    Çünkü hayat bir sahne, oyunsa tek bölümdür!

    Öyle bir dünya ki bu, cehennem ateşine

    Kızıldeniz'de doğmuş bir Mısır güneşine

    Bulutlar secde edip gökyüzü kararırken

    Tomurcuklar bahara darılıp sararırken

    Asa suya hükmetti gün doğdu oyun geçti

    Karanlık tövbe etti zalim Firavun geçti.

    Öyle bir dünya ki bu kaç şah, kaç merdan geçti

    Karıncayı nallayan Sultan Süleyman geçti.

    Öyle bir dünya ki bu Kerbelâ susuz çölken

    Hüseyn'imin gözyaşı kanla yoğrulmuş gölken

    Ve Leyli'nin feryadı çarparken dağa taşa

    Turnaların semahı ağlarken düşen yaşa

    Her doğan gün zalimin hanesine kâr geçti

    Ağıtların üstünden, küskün Zülfikar geçti.

    Öyle bir dünya ki bu en çaresiz an geçti

    Ama aşk başka şeydi sonra Pir Sultan geçti.

    Ama her şeye rağmen kar yağdı boran geçti

    Öyle bir dünya ki bu Nazım Hikmet Ran geçti.

    Öyle bir dünya ki bu bir uçtan bir uca dek

    Toprağın kudretini öğretiyorken felek

    Mehter 'in sesi sustu kılıç pas tutar oldu

    Yapraklar kımıldamaz bahar yas tutar oldu

    Yıldızlar bir tarafa, güneş bir yana geçti

    Mesnevi can bulurken, koca Mevlana geçti.

    Öyle bir dünya ki bu zaman durdu an geçti

    Kâinatın gördüğü, en şanlı Osman geçti.

    Öyle bir dünya ki bu ne ses kaldı ne seda

    Ne bir kubbemiz kaldı ne vakitsiz bir veda

    Her şey düne gömüldü kırıldı Kısakürek

    Yoruldu Orhan Veli maddeye döndü yürek

    Bulutlar ağlar oldu yağmur yağdı sel geçti

    Toprağın sadık yâri bir Aşık Veysel geçti

    Öyle bir dünya ki bu kaç büyük ozan geçti

    Yalnızca aşka mecbur Attila İlhan geçti.

    Öyle bir dünya ki bu gerçek unutulurken

    Düşünmek suç sayılıp, nefesler tutulurken

    Hallacı yüzülürken kül olurken Nesimi

    ' Enel Hakk ' şiarıyla verdim son nefesimi.

    Öyle bir dünya ki bu kim bilir kaç can geçti

    Ruh bedenden ayrıldı, en büyük yalan geçti.

コメント