• Taner

    Size “Gün ışığım” diyen bi adamı karanlıkta bırakmayın,

    çünkü dünyası kararan bi adam mum gibi yakıyor başka kadınları.

    yazık oluyor, yapmayın.

    kıymet bilin, güzel sarılın.

    onu güzel koklayın öperken.

    hatta hep koklayın.

    kokusunu ciğerlerinize çekin, başkasına bırakmayın.

    o koku size münhasır olsun.

    ikinizin olduğu bir odada illa biri soyunacaksa bu meyve olsun,

    çünkü teninizden ötesini arzulayan bi adamdır o.

    çünkü ten, her insanda mevcut.

    çünkü o size gün ışığım diyorsa,

    mesele bambaşkadır

    bunu kavrayın.

    onun belini kavrayın,

    göğsüne yatın

    yahut onu

    dizinize yatırın

    alnını okşayın

    sevginizi alnına, ellerinizle yazın

    adınızı veya…

    hayali olmaktansa hayatı olmayı başarın.

    çünkü giderseniz her hayal gibi vazgeçilebilirsiniz.

    çünkü hayattan zor vazgeçilir.

    çünkü hayat tüm güçlüklere rağmen yaşanabilir.

    yaşadığı olun,

    yaşlandığı olun

    ama

    yaş’landığı olmayın.

    bir adamı,

    giderek ağlatmayın.

    gülmekten ağlatın gerekirse.

    ya da sizin için ağlayan bir adamı

    kovsa dahi bırakmayın, bi zahmet.

    çünkü sinir, ağza neler neler getirir.

    çünkü sinir, ağza geleni söylettirir.

    ağzından öpün onu,

    sinirini yutun.

    avuçlarından öpün,

    el falında dudak iziniz olsun.

    onu susturmayın,

    susarsa siz de susun.

    size “gün ışığım” diyen bir adam,

    elbet konuşur.

    çünkü karanlık, genelde soğuktur.

    çünkü karanlık, kurtulması güç bir bataktır bir yerde

    o sizinle kurtulur.

    size “gün ışığım” diyen bir adamı

    lütfen bir ömür aydınlatın.

    gitmeye kalkışırsa gülümseyin

    çünkü inanın

    gidemeyecektir.

    bir ışık daima,

    hatta

    ölürken bile,

    en caziptir.

Comments