• Mujdat

    Bu bir kırmızının bir suya düşüş hali.

    İki göz odasından birine hiçliğini misafir ettiğim ev, annemin oğlunun saçından kestiği ilk tutam saçı emanet ettiği kör sesli çekmece gözü, gözüm...

    Bu şiirler ve bu kesikler arasında duran şu tenim, yüzümün pencereleri gözüm, dipsiz kuyularım, derin uçurumlarım, uzak kıyılarım gözüm.

    Biz; biz, bu göz göz yoklukların ve göz göz çocukluğumuzun büyüttüğü,

    bir kırmızının bir suya düştüğü yerimizden.

    En bilindik kitaplar kere okunmadığımız, en tanıdık yabancılığımızdan sorulmadığımız; unuttuğumuz sesi babamızın, gözüm...

    Bir kırmızının, bir suya düştüğü yerimizden, biz de gitmeliyiz bu kendimizden gözüm.

    Gözüm...

    İki gözüm, bak bu kırmızı ve su.

    Hep bilmedikleri gibi.

    ....

    Mujdat

Comentários