
GÜÇLÜ KADIN!.....Ne kadar zorsa o kadar kırılmıştır, ne kadar ağır başlı ise o kadar hayalleri yıkılmıştır. Yüreklerine mangal demek hafif kalır. Koca bir yanardağ gibidir cesaretleri ve dürüstlükleri. O yüzdendir ya şaklabanlar tarafından sevilmemelerinin nedenleri. Çünkü onlar rol yapanları hemen anlarlar ve oyuna uymaz, oyunun kurallarını öğretirler....
Bu kadınların en sert görünen taraflarının yanında merhametleri koca bir dağ gibidir. İnsan neyin eksikliğine zaaflı ise işte bundandır. Omuzlarından öpülmelidirler, yılların yükünü hafifletmek için. Sevmekten vazgeçmeyi çoktan öğrenmiştir bir kısmı, soğumuştur kalbi. Kırılmaktan, hayal kırıklığına uğramaktan “aşk yok“ derken gözlerini kaçırdığını fark ederseniz, anlarsanız kendisinin bu yalana inanmadığını. İçindeki umudunu söylemeyecek kadar gururludur da, kolay kolay almazlar yüreklerine kimseyi. Varla yok arası duvarları vardır. Yaş onlar için sadece bir sayıdır. " Çoğu yetmiş yaşına üç kere gidip gelmiştir. " Yalnızlığın asaletine inanarak avuturlar kendilerini. Mutlu aileleri gördükçe içlerinin sızladığını hissedemezsiniz. Gülümseyerek bakar aşık çiftlere, içinden dua ettiğini bilemezsiniz!..
Bu kadınları üzebilirsiniz ama yıkamazsınız. O bilir ne zaman gideceğini, ne kadar kalacağını. Sorsan bu kadınlara güçlü olmayı sen mi istedin diye? “Pamuklara sarılmış mutlu kadın olmak varken, deli misin sen neden isteyeyim?” diye gülümser ve ardına bakmadan gider. Karışır kalabalığın içindeki yalnızlığına....
Yürüyüşünden tanırsınız…