
Ben bugün neye üzülmeliyim, neyi kendime dert etmeliyim diye düşünürken, Çocuğu, genci, yaşlısı bugün toprağın altına girecek olanlar vardı, Birden bir sela sesi ile irkildim... Derin bir nefes aldım, Ben değildim ölen, Şükür sevdiklerim de değildi. Ama biriydi ölen.. Seven,sevilen belki de sevildiğini duymadan, Belki de her an sevgiyle yaşayan biri.. Durdum, düşündüm! Bir kez daha gülümseyemeyecek, Bir nefes daha alamayacaktı. Peki nerede kaldı o dertler, o hüzünler ve dahi kafaya taktın herşey! Söylesene nerede kaldı? Bak dün yanındaydı, bugünse yok. Sadece tek bir nefesti yaşamak alıpta veremediğin an biten... Dünya dönerken, dakikalar bile önemliyken, Hangi derdin önemli kaldı o sela sesinde. Sevdiğini söylemek için gecikmemek, Kırmamak, incitmemek gerekti. Her gün sarılmak, her gün seviyorum demek. Dertlerde boğulmamak yeniden yeniden ayağa kalmak gerekti. Hayat ve ölüm içiçedir. Birin de varoluş, birinde yok oluş. Ama ikisinde de sevgi olmalı sadece sevgi. Geciktirdiğiniz herşey içinizde kalacak, Söyleyemediğiniz sözlerle acı çekeceksiniz. Sevin, sevilin, gülün, gülümsetin. Ve her günü son günmüş gibi yaşayın... Çünkü mezarlıktakiler duymuyor...