
Hani sen karanlık odaya vuran araba farları gibi geçip gittin ya hayatımdan, hani mevsim kıştı ve başka bedenlere yorgan olmuştun. Hani bir intiharın eşiğinde durmuştum olası depremlerden korunmak için. O yıkımlar ki temeli bozuk bedenlerden, işçiliği özenli, içi boş mücevherlerden uzak durmayı öğretti.. Şimdi düşünüyorum da, son akşam yemeğinde mesihin elinde tuttuğu kâseydin yalnızca sen, içine aktıkça kızıla boyanan. Ve ben fazla değer biçmişim terziliğimin saf günlerinde...
Comments