
Aynı yerden iki kez kırılan bir kemiği andırıyor uyandığım tüm sabahlar.Sararmış aynaları kırıyorum yüzümü yıkarken.Yüzüm asılan çerçeveden çıkıyor o an!Bir intihar girişimi gibi gülümsüyorum yine olur olmadık duvarlarda.
Yarasına küsen o kabuk düşüyor…
Yorgun nefeslerin çığlığa dönüştüğü gecelerde sigara içiyorum ve en son gözlerimi söndürüyorum.Parmak uçlarında yürüyen saatlerde uyanıyorum.Hep size sormam gereken soruları kendime sorup cevaplarını şıksız veriyorum.Kendi derisini inkâr eden bir astar cüretiyle,Ve son anda söküğü farketmiş bir dikiş iziyle geçiyorum üzerinizden...
Comentarios