• Alemi

    Bu bir hasret yazısıdır, bu bir " seni cok özledim " mektubudur. Bu özlemenin, "sensiz hiç bir şeyin tadı olmuyor" un yazısıdır. Yoklugundan bıktım, duvarları yumrukluyorum. Gecelerle kavgalıyım, gündüzlerle aram iyi değil. Sensiz yaşadıgım dünya, acık bir hapishane gibi gelmeye başladı bana. Bu kocaman acık hapishanede sensiz yaşama cezası cekiorum. Bu ceza hangi suca kesildi, kim verdi bu hükmü ve ne zaman bitecek bu ceza bilmiyorum. Yoklugunu bilmek, hissetmek, daha uzun bir süre gelmeyeceginin bilincinde olmak katlanılmaz bir acı veriyor bana.

    Sensiz bi şehirde sürgünde gibiyim. Kendi şehrimde, kendi evimde sürgündeyim. Bir yer bulabilir miyim acaba senden bir iz taşımayan. Bir an, bir zaman yasayabilir miyim içinde senin silüetin olmayan. Hayatımın her parcasına ince ince sızarken, nasılda farkında değildim, artık sensiz bir dünyadan tat alamayacagıma.

    Siyah, simsiyah bir dünya bıraktın giderken ardında. Sesini duydukca grileşiyor dünyam, seni göremiyorum ki beyaza kavusayım. Giderken bütün renklerini götürdün bu şehrin. Sana mavi güller büyüttüğüm, turuncu günlerimi özledim.

    4 mevsim kış, 365 gün gece, 24 saat karanlık bu şehir. Güneş yerine her sabah hüzün doğuyor, yağmur yerine hüzün yagıyor, bulutlar siyah, karlar siyah...

    Saatim seni gördüğüm en son dakikada durdu. Bir daha da kurmadım. Ben hala sana öpücük kondurduğum andayım. O an hiç bitmedi ve sen hiçbir yere gitmedin. Sen hala bana camdan bakıyorsun ve ben o ufak bankta 

    seni izliyorum, sessiz sedasız...

    Gel, cabuk gel. Gelmezsen cıldıracağım. Gelmezsen sabahlara kadar günlerce yazacagım. Bir geceliğine gel, bir dakikalığına gel. Ve gelmeyecegini bilebile yine bekleyecegim son nefesime kadar...

    Alemi

Comentários