• Sema

    Yaşamın kaçınılmaz zorlukları karşısında girdiğimiz endişe, panik ve mutsuzluk gibi ruh hallerinin çok büyük bir bölümünün ilaçlarla değil, duygu ve düşünce dünyalarımızın yapılandırılmasıyla tedavi edilebileceğini, artık bilim dünyası da kabul etmekte.

    Mevsimleri, iklimleri, rüzgârın yönünü kendi irademizle değiştiremediğimiz gibi, içinde yaşadığımız olumsuz koşulları da tümden değiştirmemiz çoğu zaman mümkün değildir, elbette.

    Ama sorumluluk üstlenerek kendimizi değiştirmemiz ve geliştirmemiz mümkündür!

    Değişen ve gelişen insanlarda gözlenen dört temel nitelik vardır:

    • Temiz niyet ve amaçlara sahip olmak

    • Duygularını fark ve ayırt edebilmek

    • İstek ve beklentilerini açıklık ve dürüstlükle ortaya koyabilme cesaretine sahip olmak

    • Tutarlı ve erdemli davranmak...

    Bu dört niteliği kazanmamız, yaşama katkımızın niteliğini yükseltir ama bu durum her şeyin, her zaman beklediğimiz gibi olacağı anlamına gelmez!

    Tüm iyi niyetimize ve tutarlı davranışlarımıza karşın, pek çok olumsuz durumla ve kötü niyetli insanla karşılaşabiliriz.

    İşte bu noktada, ruhsal yönden değişen ve gelişen insanın kazanması gereken beşinci bir nitelik varlığını gösterir:

    Neyi kontrol edebileceğini ve neyi edemeyeceğini ayırt edebilme becerisi.

    Bunun üzerine biraz düşünelim!

    Ben başkalarının ne düşündüğünü,

    Nasıl davrandığını,

    Nelerden mutlu ya da rahatsız olduğunu,

    Güçlü toplumsal dinamikleri,

    Ve doğa koşullarını, doğrudan değiştiremem!

    Ama kendi niyet, duruş ve davranışlarımı değiştirip, standartlarıma uygun bir yaşam sürdürerek, tüm yaşamın olumlu değişimine katkıda bulunabilirim!

    Örneğin:

    Çevre kirliliği beni rahatsız ediyorsa, tüketimimi azaltırım, çöplerimi ayrıştırırım; çevre konusunda bilinç kazandıran kurumlara destek veririm.

    Toplumsal eşitsizliklerin karşısındaysam, yakınmak yerine çözümlerin neler olduğuna kafa yorar, bu konuda toplumsal ve siyasi mücadeleye katılırım.

    Kadına yönelik şiddetin doğrudan ya da dolaylı mağduruysam, sosyal ve ekonomik gücümü kazanmak için çaba sarf eder; kadın kuruluşlarında görev alırım.

    Değiştiremediğim şeyleri, kendimi değiştirme sorumluluğundan kaçmada mazeret olarak kullanmam!

    İlaçlarla beynimi uyuşturup gerçeklere gözlerimi kapatmam!

    Mucizeler beklemem; kendi gücüme güvenirim!

    Bu konuda Richard Bach’ın sözleri ne kadar güzeldir:

    "Hepimiz uzun yıllar boyunca bizi tamamen anlayacak, olduğumuz gibi kabul edecek, sihirli değneğiyle taşı eritip güneşe çevirecek, tüm zorluklara rağmen mutluluk getirecek, gecenin ejderhalarıyla bizim adımıza savaşacak, ruhumuzu, olmak istediğimiz kişiye dönüştürecek birisini bulmayı bekleyip durduk.

    Ve ben dün, o mucizevi kişinin, aynaya baktığımda gördüğüm kişi olduğunu keşfettim!’’

Comentarios