
Annemin ördüğü hırka düşmandı bana
Sırtıma her giydiğimde
Yeniden düştüm bir kadının kollarından
Savunmasız
Üryan
Ürkek
Serin bir yaz gecesini özlemek gibi
Kaldırım taşları eskimiş sokaklarda
Toprak kokusunu duymak gibi
İhanetler olurdu sırtımda
Bir düz iki ters ilmekler
Kimse ne kadar yalnız olduğumu anlamazdı oysa
Iki nefes arasındaki uzaklıkta
Düşmeseysim boşluğa
Bağdaş kurup bir rahlenin önünde
Başının gövdesine ağır geldiği saatlerde
İlmek ilmek düştüğü çukurları örmüş
Tüm yaşanmışlıklarını miras diye bırakmış yazgıma
Kederi boynuma borç
Hüznü gözlerimde ev sahibi
Kimse ne kadar yalnız olduğumu anlamazdı oysa
Kuralsız bir cümlenin sonunda
Düşmeseydim günaha
Dokunsa yüzüme sıcaklığımı duyardı
Canlılığımın son demlerinde
Baksa ruhumun açık pencerelerinden
Postal rengi kaldırımlar yerine
Suyun sesine karışmış
Çimenlerin kokusunu duyardı genzinde
Şimdi üzerime sinmiş bir hırkanın
Bir düz iki ters ilmeklerinde
Yetişmem gereken bir hayat olduğunu hatırlardım belki
Yazma bağlanmış bir taşa takılmasaydı ayağım
Kimse ne kadar yalnız olduğumu anlamazdı oysa
İki göz arasındaki boşlukta
Alın yazısının aktığı aralıkta
Düşmeseydim karanlığa
Bir ömrü yaşayamamış kadınlar kime döker içini
Annem ilmek ilmek dokudu ömrünü
Ve ördüğü hırka düşmandı bana.. bütün annelerin yeri cennettir iyiki varsınız cennet kokulu insanlar
Comentários