• Mehmet

    Diyarbakırlı bi ananın oğluna yazdığı mektup

    Oğlum Ehsan

    Anan sena heyran, nasılsan, ne haldesan

    Biz aramasak sen bizi ne arisan, ne sorisan

    Sen ne heyırsız bir evlatmışsan Elin kızıyla gezisen, dolaşısan Fekat anana bir mektup yazmıysan, Sen heç Allah'tan korkmiysan Bizi merakta bırakisan Dün dayin oğli geldi Angara'dan Sağlık haberini ondan almişam Seni belediye otobüsünde bir kızlan görmüş

    Sözlüm diye bahsetmişsan Parmağına da yüzük tağmışsan Hüseyn'e dedim ki, helem biraz anlat

    Dedi ki ay parçası, gülende güller açiy

    Ağliyanda yüzüne mercan saçiy Bele güzel ne görünmiş, ne duyulmiş

    ***

    Ehsan sen nasıl evlatsan!

    Büyüklerine danışmadan evlenmeye kalkmışsan.

    Kardeşinden de mi ibret almirsan. Getti, bir tango kız getirdi. Ne gendi rehat etti, ne bize rehat ettirdi.

    Kız da kız olaydı, yüregim yanmazdı

    Eyle zayif eyle zayif ki eynı çırtık Eso'ya benziyi.

    Çöp gibi bacagi, Emin ağa gibi de ayagi vardi.

    Çamaşır tokacı gibi de elleri vardi. Ne konuşmamizi beğeniydi, ne yemeğimizi yeyiydi.

    Zikkimin kökünü yiyeydi. Pırçıkli meftuneyi ağzına koymiydi. Kibe kudure kaşıgını değdirmiydi.

    Mengegoş kebabından miğdesi bulaniydi.

    ***

    Herşeye yeni, yeni adlar takayidi. Ben diyidim babakunuç, o diyidi patlıcan ezmesi

    Ben diyidim lebeni, o diyidi yoğurt çorbasi.

    Ben diyidim klori aşi, o diyidi ekşili köfte Yok carut değil, faraş imiş. Küçe değil, sokak imiş. Havuça, pırçıklı demek ayıp imiş.

    Ben bele konuşurum deye benden utanırmiş.

    Niye gendi yaptiğinden utanmiyi. Gün öğle oliydi, yatahtan kalkiydi.

    Ne havşi süpüriydi, ne ayak yoluna su dökiydi.

    Benim elimden çaput, onun elinden roman düşmiydi.

    Gezmeye gidince en öne de o düşiydi

    ***

    Bigün baban dükkandan erken geldi.

    Hanimin gızı yerinden teprenmedi. Babanın çok ağırina gitti. Bıraksam alimallah saçini, pırçıkini yolacakti.

    Oğlum Ehsan,

    Ben ne şanssız bir kariymişam.

    Kaynanaların zalım zamanında gelin olmuşam.

    Gelinlerin de zalım zamanında kaynana olmuşam.

    Kime ne ettim ki bunu bulmişam.

    Oğlun sen, sen olasan Akli başinda bir kız alasan.

    İster Diyarbakırlı, ister yedi kat yabancı olsun.

    Yeter ki helal süt emmiş olsun.

    ***

    İstiyem ki sonra pişman olmayasan. Kari kısmı ayakkabı değil, sıktı mı çıkarasan?

    Namusum diyeceğsen, ömrü billah çekeceğsen.

    Oğlum Ehsan

    Biliyem eyisin hoşsun ama çabuk kıziysan

    Kızınca da ayran gibi kabariysan.

    Oğlum asabi erkeğin kahrı çok olur.

    Kahır çeken kari zor bulunur.

    Onun içindir ki oğlum Ehsan.

    Yüce Allah kadınların sabrını hamurdan yoğurmuştur.

    Analar hanımdır, sultandır, hatundur

    Anaların mekanı cenneti aladır. Analar ışıktır, analar nurdur .

    Kadın, yüce Allah'ın erkeğe bir lütfudur...

    Mehmet

التعليقات