
Ulu orta yaşadığım ama hiç kimseye anlatmak istemediğim acılarım var benim... Ve kanaması durmayan yüreğimin bileklerinde ustura kesikleri... Aklımdan ayaklarımın altına kadar can kırıklarıyla dolu, acıtıyor her yanımı. Her adımımda üstünde yürümekten bıktığım ateş parçaları düşüyor avuçlarımdan. Dokunduğum her yer ''dokunma'' diyor küstahça... Hiç bir kapıyı çalmadığım halde her kapı kapanıyor yüzüme... Oysa anahtarım olsa da girmiyorum içeri!
Terk edilmiş ve yıkılmış bir şehir var bende... Kavim göçleri kadar eski ve yaradanın gazabına uğramış... Bir kuyunun dibindeyim, bir kervanın en sonunda yürüyorum her an kopmak için. Bir peygamberin ağlamaktan kör olmuş gözleri gibi ağıtlarla dolu dudaklarımın çukuru. Kaybolmak istiyorum çoğu zaman ve uzaklaşmak her şeyden... Ve yazılmış bütün kelimelerin tekrar yazılamayacağını bildiğim halde, umutsuzca seni yazıyorum yinede.
Comments