
Günaydın ; mutlak bir inançsızlığın, mutlak bir inançtan farksızlığı. Siyaseten ölü sayılan halklar ve haklar, katiline aşık ölüler, garibanların sadeliği günaydın... Günaydın; durduğu yerde duran ve yinede düşsel mutluluklarının ardında yorulan kayıplıklar. Günaydın yağmur, kanalizasyon kokusu, sigara kokusunu öpen ruj kokusu, su çeken ayakkabılarına rest çekemeyen babalar, sabah uykusuna hasret anneler, kutsanmış sureleri kurak sulara veren suretler günaydın... Günaydın tenimin coğrafyası, çöplükleri mesken tutan martı kuşunun denizsizliği, dengesizliği kitapların, şiirlerin göğü, sevgililiğin çıplak göğsü günaydın... Günaydın çocuklar, günaydın çocuk, günaydın, günaydın...
......

Comentários