• Mujdat

    Günaydın dışarısı ve içerisi arasında; içeriye mi dışarıya mı örtük durduğunu hep merak ettiğim perdeler.

    Günaydın güzel günlerin hatırı, insanın kendinden kaçmaya meyilli, ritimsiz melodisiz sancılar günaydın...

    Günaydın, bir sözün başka bir söze benzeyen duruşu, çöpten ekmek yiyen çocukları izleyen kediler, martı kuşunun hep gitmek olan diğer az bilindik adı, sevgilinin sevgili teni, kasıklarından öpülesi aşk, namusuna direnen hayat kadınları, fahişe ruhlu adamlar günaydın...

    Günaydın çay tadı, ter kıvamı, sözlük karmaşası, arabesk sevişmeler, anne kalışı bir annenin hep, torbacı siyasetçiler, bir ömrün bir ömre azlığı günaydın...

    Korkunun hafifliği, ucuzluğu çocukluğumuzun, uzayıp giden yollar, kentli garibanlığımız, sosyetik ucuzluğumuz, günaydın...

    Günaydın umut, direnç ve kavga, kan ve tekerleme, öpüş ıslaklığı, kırmızı gidiş, güzel oluş, içte kalış günaydın...

    Günaydın, günaydın...

    ....

Коментарі