• Sema

    Önce uykularım terketti beni.

    Su yüzüne çıkan bir ceset gibi,

    Çirkin yüzü göründü yalnızlığın,

    Önce korktum, sonra alışamadım.

    Kimsesiz odamda, çetin bir kışa merhaba derken,

    İçimi ısıtan umitlerim terketti sonra...

    Kahpe bir hüznü, nikahsız aldım koynuma,

    Ve böyle doğdu nurtopu gibi acılarım.

    Bu soğuk havada, bu kara gecede,

    Bu kör sessizlikte ve bu anlamsız yalnızlıkta

    Bana ait olmayan,

    Benden bir parça olan acılarım vardı yanımda

    Ve günden güne büyüyorlardı.

    Severdim belki yine de,

    Sırf seni hatırlatıkları için,

    Ama yüz verdikçe; arsız bir çocuk gibi

    Kapladılar tüm hayatımı.

    Böylesine yalnızken,

    Kendimle başbaşa kalamaz oldum.

    Ne zaman seni düşünsem, böldüler.

    Ne zaman seni ansam, susturdular.

    Sevmiyorum artık bu evi,

    Her köşesine sinmiş kokun,

    Beyaz duvara çizdiğin belirsiz siluet,

    Beraber uzandığımız üçlü koltuk,

    Ve o her odasında çığlık çığlığa koşturan şımarık acılar.

    Ne zaman mutfağa girsem,

    Sensizliğin kirlerini yıkıyorum.

    Ne zaman aynaya baksam,

    Senin suretini siliyorum.

    Ne zaman uzansam yatağıma,

    Derin bir boşluğa düşüyorum.

    Her zamankinden daha kirli ve daha siyah sanki tavan.

    Dolabımda boş askılar,

    Komodinin üstünde unuttuğun bir kaç eşyan,

    Başucumda yarım kalan kitabın,

    Ve alabildiğine bayağılaşmış

    Soğuk ve karanlık bir oda...

    Sevmiyorum artık bu evi,

    Taşınmaz yalnızlığım ve boyumca olmuş acılarım var.

    Onları doğduğu yerden ayırmam,

    Bu yüzden, bir kibrit yeter bana,

    Bu kadar kolay tutuşan anılarım varken...

    Hani derler ya, sen bunları okurken,

    Ben çoktan gitmiş olacağım.

    Bu gece,

    Mavi alevler yükselirken geçmişimin üstünden,

    Cebimdeki üç beş kuruşla yola koyulacağım.

    Terkeden olarak sen gitmediysen,

    Terkedilen olarak ben gideceğim bu şehirden.

    Gezdiğimiz sokakta, çay içtiğimiz kahvede,

    Arkadaş çevremizde,

    Ve seyrettiğimiz mehtapta olan anıları da sana bıraktım;

    Vicdanının diyeti olsun.

    Niye mi yazıyorum sana bunları?

    Bilmem...

    Sen söyle...

    Sema