
Ben kendi kendimin labirentiyim.
Hayatımı ölüme göre tasarlamayı yeğliyorum...
Ölüm benim arkamdan gelmiyor,
ben ölümün peşi sıra gidiyorum...
İyiliği reddediyorum...
İyilik,
çocukluğun kutsal krallığını
yasaklamakla eş bir şey,
benim için...
Şiddet ve kötülük ahlak düzeniniz gereği hapsedildikçe hayat saf bir lütuf olmaktan çıkıveriyor...
Niye anlamıyorum,
hayatı düzenlemeye,
onu kötülükten ayrıştırmaya bu denli çaba harcıyorsunuz...
Lanetleyip yeryüzünden kovduğunuz
her şey sizi HASTA EDECEK...
Çocukluğu ayrı bir dünya olarak gören uygarlığınız,
rastlantıyı, oyunu
ve
hatayı reddediyor...
Kendine egemen olmak;
eğitiminizin özü bu...
Her çocuğun içine bir bekçi köpeği yerleştiriyorsunuz
ve
o köpek ölene kadar
o insanı gözlüyor...
Her uygunsuz harekette
ya da
düşüncede köpek çocuğu ısırıyor...
Sizin toplumunuzda yaşamak için
olmazsa olmaz bir kural var:
Suçluluk duygusu...
Sizin bekçi köpeğinizin adı bu...
Alıntı.
Comments