• Muzaffer

    şunları bir araya toplayayım, bir güzel muhabbet edeyim diye düşündüm. 

    mutfak işinden de anlarım, donattım sofrayı, baya uğraştım. 

    hepsinin, ayrı ayrı, ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. 

    -baya da para gitti- 

    birinin yediğini öbürü yemez, 

    ötekinin içtiğini beriki içmez; 

    dört kişilik sofra kurdum, 

    mumları da yaktım, 

    hepsi erik satie severdi, 

    hatırladım, müziği de ayarladım, 

    geldiler: 

    20 yaşımda ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben. 

    dördümüz. 

    birden, 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum. 

    40 yaşımın karşısına da ben geçtim. 

    20 yaşım, 35 yaşımı tutucu buldu. 

    40 yaşım, ikisinin de salak olduğunu söyledi. 

    yatıştırayım dedim, 

    "sen karışma moruk!" dediler, 

    büyük hır çıktı. 

    komşular, alttan üstten duvarlara vurdular, 

    20 yaşım 40 yaşıma bardak attı, 

    evin de içine ettiler. 

    bende kabahat, Ne çağırır sın tanımadığın adamları evine

    ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.