
Hani tohuma kaçmış haline puf diye üfleyince üzerindeki tüycükler oraya buraya uçuşan; hani taze hali çocukken çizdiğimiz resimlerin sıcacık gülümseyen güneşi gibi sarı renkte olup ta nedendir bilmem adına kara çalınan; hani dağda, ovada, parktaki ve tepedeki çimenlikte, şehrin göbeğindeki iki kaldırım taşının arasında bile var olabilen çiçek karahindiba...
...........
Düşünceler, tıpkı onun en ufak bir esintiyle gökyüzünde uçuştuğu gibi kafamın içinde uçuşuyorlar. Tam bir yere kondu derken tekrar tekrar havalanıyorlar. Bazen okuduğum kitabın içindeki bir kelimeye takılıp onunla beraber kitabı terk ediyorum. Bir kaç dakika içinde, ucundan tuttuğum kelimeyi nerede bıraktığımı bilmeden kendimi bambaşka bir yerde buluyorum...
............
Karahindiba... Çünkü ikimiz de binlerce parçaya bölünüp, yeryüzünün binlerce köşesine dağılıyoruz... Bazen çimenlikler içinde bazen de kaldırım taşlarının arasında var oluyoruz....

תגובות
Turan
okadar çok parćacıklara ayrılmışsın bitanesiyle denk gelemedik şans işte ama güzel yazmışsın tebrikler
Julven
Teşekkürler