• Selma

    Muhtesem bir yazi, tamamen ayni fikirdeyim!

    Her Turk secmen okumali😊

    ERDOĞAN ALABİLECEĞİ EN KÖTÜ SONUCU ALDI

    Sanılanın aksine, ülkeden ümidimi kesmiş, hiç iyi bir şey olmayacağını düşünen bir birey olarak ve bu doğrultuda kararlar almaya çalışan biri olarak, dün bir ümit gördüm. Herkesin aksine, tam tersine, beni ülkeye bağladı.

    Üç büyük şehirden çıkan hayır, bütün oranlar arasında, en önemlisi.

    Tarih, tek adam rejimi görmüştür, mümkündür. Tarih, seçimlerde hile görmüştür, mümkündür. Tarih, histeri krizi geçiren bir toplumun, çok dramatik şekilde bir yenilgi ile tarih sahnesinden elenmesini görmüştür.

    Ama tarih, hiç bir zaman, üretenin, sermaye gücü yaratanın aksi yönünde akmamıştır.

    İste bu imkansızdır. Bu güne kadar olan seçimlerden farklı olarak, ilk defa, 3 büyük şehir tam bir konsensüs ile hayır dedi.

    Aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın, bu sabah wikipedia'dan faydalanarak oluşturdum. Şehirlerin GSMH'ye olan rakamsal katkıları, GSMH içindeki payları ve evet/hayır oranları.

    Sonuç, GSMH'nin %66.2 sini oluşturan şehirler, hayır diyor. %33.8'i evet diyor.

    Bu durum daha önceki seçimlerde görülmedi. Manisa, Adana, Ankara, Mersin, Antalya, hepsi hayır demiş durumda.

    "Evet" sonucunu istemeyen biri olarak, bu benim için çok önemli. Ama, görüyorum ki, evet sonucunu istemeyen diğer insanlar buna odaklanmıyor. Yine saçma sapan konularla enerjimizi kaybedecek gibiyiz.

    Refahın %66 sını elinde tutan, (dikkat ettiniz mi, nitelikli çoğunluktur) şehirler hayır diyorken, bu ülkeye evet gömleği giydiremezsiniz. Tutmaz, kimse kusura bakmasın. Hayatın içinde olmayan, küresel ekonomiden etkilenmeyen, ihracat yapmamış, uluslararası pazara çıkmamış, Yozgat'ın Gımıldak köyündeki adam, bir takım hezeyanlar ve "alim değilim ama arifim" goygoyu ile 'evet'i verdi ve sayıca %1 fazlaydı diye, 3 büyük şehrin, refahın %66'sını elinde tutan şehirlerin, buna içten içe boyun eğmesini bekleyemezsiniz, beklememelisiniz, anlatmalısınız. Daha önce bunu diyemiyorduk çünkü böyle bir konsensüs görülmemişti.

    Erdoğan da bunun farkında olduğu için dünkü üzüntüsünü anlayabilirsiniz. Alabileceği en kötü sonucu aldı. Hayır çıksa, kendini daha şanslı olarak düşünebilirdi. Neden derseniz, daha 2019' a çok var, (belki arada aşılması gereken dev bir ekonomik kriz) ve evet gömleği yırtılmak üzere. 44 beden bir adama, 38 beden gömlek giydirildi dün aksam itibari ile, düğmelerin 2019' a kadar iliklenmesine çalışılacak, bu adam zayıflatılmaya, ufaltılmaya çalışılacak ki o düğmeler iliklensin. Ama bunun ne kadar zor olduğunun farkında, adamı öldürmeden 6 beden küçültmek çok zor....

    Dolayısıyla, kendi yarattığı bir canavar yetki, kendisini avlayacak gibi duruyor. Şimdi bakacak, bunu nasıl lehine çevirebilir, 2019' a kadar nasıl bu adamı ufaltabilir, o gömleği nasıl adamı boğup öldürmeden ilikleyebilir...

    İşte bizlerin, artık saçma sapan konular yerine, yapması gereken çok basit:

    2019' a kadar, bütün toplumu kucaklayacak (Ekmeleddin gibi bir facia değil) , enerjik, diri, genç, gözlerinden hırs, arzu, istek fışkıran, yerinde duramayan, sokağın diline hakim bir adamı desteklemek, bu adamı bulmak, çıkartmak, yüreklendirmek, cesaretlendirmek. Ülke için şans büyük.

    2019 yetkileri ile iş başına geçecek bu kişi, o yetkilerle 15 yıllık geri gidilmişliği 3 senede restore eder, arkasından da parlamentoya yetkilerini geri verir.

    Hep derlerdi ya, "tehlikenin farkında mısınız?" diye, bu sefer, bu cümle, Erdoğan'in kafasında dönüyor. Ve ben soruyorum, "tasarlanmış bu sürecin getireceği şansların farkında mısınız?"

    Saçma konularla vakit kaybetmeden, 2019 için hazırlanmaya başlamamız lazım.

    Çünkü salt çoğunluk, aslında HAYIR diyor.

    Alıntı/ Ekşi Sözlük