• Necdet

    Hercai meleklerin dinlendiği sayedir bu çınar.

    Selvuran gözlerine korunak.

    Hani, şu korktuğun kâbusları var ya aklımın

    yanlış diye.

    Dallarım, budaklarım, yapraklarım yani.

    Gün be gün buduyorsun ya

    her ürktüğünde.

    Ve her ürktüğünde nefesim eksiliyor ya

    Dalım kolum, yapraklarım.

    Bir gün

    sayesiz dalsız, yapraksız

    çırılçıplak

    ve kuru bir ağaç kalacak geriye.

    -Gölgesinde mevsimler- şarkısını dinleyip

    susayacağın.

    Soğuk savaş meyvesidir

    çerçeveye sığdırma gayretin.

    Mat gösterir aynalar.

    Bir dörtlüğü yazamamak

    ya da su altında nefessiz kalmak kadar.

    Zorlarsan sığarım hatırına. Lakin

    yüzüm buğu kaplanır da göremeyiz birbirimizi.

    Belki uydurma bir kalp çizip

    işlersin baş harflerimizi

    ölmüş bir deniz kadar sessiz

    terkedilmiş bir şehir gibi

    kimsesiz.

    Bir sabah

    aynaya baktığında

    sadece kendini görmeyeceksin.

    Ayaklarında cam kırıkların

    dudaklarında tatsız bir mırıltı

    -Gitme kal bu şehirde-

    ve boş bir çerçeven olacak

    çınar ağacından.

    Kırılmaya zorladığın.

التعليقات