
Köpek ısırığı gibisin sol kolumun can atan damarında
Devasal hoyratlığın yine perdesiz gözlerimin ışıksız odalarında
Noksansın, ama bir yerlerden gelip var oluyorsun yüzümün buharında
Memleketimdin, gidip el oldun hiç hissedemediğin diyara
Köprücük kemiğine parmaklarımla asla yürüyemeyeceğim kadın
Ben işlediğin günah, sen ise heyecanla okunan kitabın sayfaları
Yıpranan ve yok olan saç telleri gibisin, bulutsuz ve darmadağın!
Sen gelemediğin ben, ben ise kendimi parçaladığım akşamın ilk ışıkları
Keskin bakışlı, gecelerin arasında kaybolan sisli iki kaş
Yağlı urganı boynuma geçirdiğim ama düşünmeden geçemediğim yoldaş
Rengârenk yollar, kırmızılı geceler bize hep tuzak
Vuslatlar, hasret gidermeler, göz göze değmeler bize hep ırak
Zorba olmadan emek göstererek elde ettiğimiz güzellikler hep ahir
Gidişin öyle oldu ki hep aklımı zeytin ekmekle yediğim peynir
Hicazsın bana, ayaklarımda ki prangalar gibi esir
Anarak yaşayan fakat yanarak ölen şair.
Kommentare