
Yaş olmuş 31 yıl olmuş 2015 ve aylardan aralık,aralık ayınınsa son günleri,yer E-5 yan yol havada göz gözü görmeyen tipi ve çekmişsin yolun kenarına bir iki duman gurubunun parçalarını dinleyerek sitem eder olmuşsun hayatın getirilerine götürülerine ama gönül yaralarına değil çünki gönlünü yaralayacak kimseye değer vermemişsindir o zamana kadar.Böyle bir eksikliğin bilinciyle avuç açıp Yaradana şu cümleyi kurmuşsun "Allah'ım bana öyle birini çıkart ki karşıma şu kahpe dünyanın tüm pisliklerinden vazgeçirsin beni ve tek derdim tek sorunum tel problemim o olsun sa şu değersiz hayat değer bulsun ve anlamlansın" diyerek Tanrıdan dikeyerek yılbaşına bir iki gün kala sanki Allah belamı versin demişim gibi birini karşıma çıkartsın bir kaç hafta içinde. Bu hikaye masal falan değil birebir yaşadığım bir durum. Yüsümde 1-2 haftalık tebessümü yaratan yaşama sebebi olan kısımları içindir hala bu yazdığım cümlelerim,sonrası mı 31 sene göz yaşını hayatın getirdiği tüm acılara rağmen yüreği acımadığı sürece dökmeyen ben şakır şakır bulgur tanesi düşer gibi tam bir yıl boyunca göz yaşı döktüm kısaydı süresi belki ama çok başka yerden almıştı beni çok başka bir yerden vurmuştu,küçük kilitli bir poşet ve kesikği kabuk tutmuş bir kabuğun poşet içine konup cüzdanda manası daha da büyük bir yere konması almıştı beni tüm benliğimden...
Belki o bile ne yaptığını bilmiyor bana ama engeller yokluklar hiçlikler insanı oradan oraya savurur ya yine o boşluklar içinde,edilmemesi gereken aptalca cümleler altında paranoyaklaşıp olmadık yerlerde hiç olmaması gereken şekillerde aratır olmuştu bilinmeyen gizlenen gerçekleri,birazda öfori etkisi ve halisilasyonşar da destekledi mi altını,işte iyice koptu kayışın bir ucu.Kendimi bulmamam gereken neresi varsa orada buldum hiç olmaması gereken zamanlarda ve olmaması gereken yerlerde.Hayatım boyunca yürümesini sevmeyen ben onlarca km yol yürüdüm günlerce aç kaldım,kar mış soğuk muş demedim,bir ucu psikolojik deneyimi yapıyorlar sandığın bir kitle insanı görüyordum etrafımda ve beni izlediklerini düşünüyordum metrobüslerde yada her hangi toplu taşıma araçlarında ne isyanlar ettim bostancı sahilinde 800-900 kişiye küfürler ettim gözlerim yaşlı "değdi mi beni hayatımdan ettiniz tüm huzurumdan işimden gücümden izleye izleye delirttiniz,alayınız o.ç sunuz falan gibi cümleler kurdurttu bana"şimdiyse yazarken utanıyorum çünki nasıl sıyırdığımı ilk kez yazıyorum yazı biraz uzayabilir ama sonucu bunları yazabildiğime göre hala aklım selim ve delirmemişimdir.Diğer bir tarafa geçecek olursak sevdiklerinize asla demeyin "senin düşündüğün gibi bir insan değilim" bu çok kötü ve kötüye dair her tarafa çekilebilecek bir cümle hatta bir de üstüne gizlemeyi görev edindiğiniz kavgalar ettiğiniz bir geçmişiniz varsa işte o zaman sevmeyin abi sevipte sevilmeyin asla çünki seven merak eder hayatınızda kimlerin kötülük ettiğini yada kimlerin kötü kişilikleriyle hayatınızda iz bıraktıklarını.Benim gibi akı boka,boku aka bulaştırabilecek bir zihniyetiniz varsa birde üstüne yüzünüze sürekli olarak bir telefonun arka yüzü dönmüş bir halde gördüyseniz işte sosyaş medya denen o mecrayı sevmemenize rağmen balıklama dalmanıza sebep oluyor.Tabi birazda bilişim ve yazılım bilgisine sahipseniz ios un yazılımını kırıp kişinin telefon hafızasına girip o saklanan kısımda neler varmış diye kişi haklarına özgürlüklerine ve mahremiyetine karşı yapılabilecek en büyük saygısızlığı yapmaya varana kadar gidiyor.Eski yaşama dair bir kaç kötü anıyı biliyorsanız ve birkaç ta kötü cümleyi eklemişse karşınızdaki varılabilecek en boktan noktaya varıyor insan,o nokta ne mi;Birilerinin silah zoruyla sevdiğinizi birilerine satması daha da kötüsü videolarını çekmesi daha da kötüsü kötü amaçları doğrultusunda onu kullanmasına varana kadar gidiyor.Dedim ya paranoyaklaşmak başka birşey diye cevirsozluk diye bir site var işte ben o siteyi bu kötü insanların kendi aralarındaki iletişim için kurdukları ağın yaması gibi birşey olduğunu düşündüm ama gerçekten de bir şeyin yaması çünki düzenli olarak yazışmalar düşüyor sayfanın alt kısımına yada her neyse.Orada okuduğum yazılarda birilerinin istediği yardımı ben bizimkinin yardım çağrısı sandım da günlerce elimde not kağıtları oradan gelen cümlelerde belirli şifreleri yazıp adresler telefon numaraları çıkartmaya kadar gitti hatta bir tanesinde iki tane sivil polis alıp kurtarmaya gittim bile.Abartmıyorum adres var sokak var ama o aprtmanda o daire yok bi kat eksik yapmışlar binayı , ne utanç verici bir şey anlatamam.Polisler bana bakıp iyi hastaneye kapatmadılar. Abi o yapışan engellemeler insanın hayatında nasıl yada neleri engelleyip olmaması gereken nelerin engelini açabiliyor bilemezsiniz.O kadar ekran resimi altındaki kişilerin yaptığı yorumlarda bir kişiyi ararsanız da kendinizi elinde sonunda hackerlara bulaştırıyorsunuz çünki dedim ya her profilde onu arıyorsunuz ya her profilin içine girmek için bir takım yazılkmlara programlara ihtiyeç duyuyorsunuz.Sonuç olarak oyuncak oluyorsunuz tıpkı benim olduğum gibi artık girdiğim profillerde popuplara bile bakar oldum hatta pilot uygulama kullanan reddit diye bir sitenin birbiriyle bağlantılı tumblr ve medium sitelerine bulaşıp en sonunda medium com sitesinin Hacker noon isimli bir gurubun elinin altında oyuncak olmaya varana kadar gitti.Adamlar öyle bir algıyla oynuyorlar ki sen kıymetlinin aslında başka bir kişiliğe sahip olduğunu hayatta kimselere güvenmediğini düşündüğü için sizi de belirli bir denemelerden sonra hayatına kabul göreceğinin algısına sokuyorlar. Tam da bunun algısıyla birgün ben galata kulesinden inip feibotla bostancı sahile gidiyorum ama bi feribot dolusu insanla birlikte.Herkesin elinde bir poşet herkes benimle birlikte yürüyor ama o feribotta kim varsa hepsi içimden bir ses bu yöne yürü diyor ben yürüyorum,yerler kar ve botlarım bir yerden sonra kar suyunu çekti vıcık vıcık ayak tabanlarım patladı da yinede yürümeye devam ettim taki göztepe üniversitesinin marmara kampüsüne kadar aç bilaç yürüdüm durmadım sabahına kadıköye geri yürümüş ve bitkin düşmüştüm.Bir iş merkezi gibi bir binanın güvenlik görevlilerinin olduğu kabine gittim ama binanın arka tarafından girip bodrumundan giriş katına çıkıp ulaştım ve bayıldım sanki bedenim benden geçmiş bi halde eridim bittim.Sabahında rakı içmeyi seven gece görevlisi bekçi ve gündüz bekçisi beni karşılarında görünce iyi dövmediler,insan evlatlarıymış üstüne bir tas sıcak çorba ısmarladılar hatta metrobüs param olmadığı için yüzsüzlük edip son 5lirasına varana kadar aldım o abilerden. Daha neler neler geldi başıma. Dedim ya sitelerine saldırdığım insanlar 10 kişilik bir hacker gurubuymuş meğer ve kurgu için malzemeleri benim telefonumda hazır olunca oynayıp oynayıp durdukar benimle.Bir keresinde aptal bir illuminati yarışından bir ödül kazandığıma inandırdılar beni de üstüne bizimkinin kötü amaçları için kullandıklarını sandığım insanlarla aynı kişiler oldukları düşüncesi içinde Beylikdüzündeki hasırcılar çarşısından yağmur altında avcılara kadar yürüyerek gelmeme neden oldular.O cevirsozluk ten yazılan yazılara bir baktım adamlar bomba koyucaz falan yazmışalar o esna aklım çıkmıştı şimdilerde bok koyarlar,koca bina onca insan bomba koymak kolaydı sanki.Şimdilerde gülüp geçiyorum ama zor zamanlardı hele ki evde tüm telefonlar dinleniyor kameraları görüntüleri çekiyor diye kimseleri konuşturmuyorum,sanki ölüm sessizliği var evin içinde.Babama yaşvarıyordum polisi savcıyı arasın evin dışında bir yerlerden ankesörlüyle diye aman Allah ım ne kötü günlerdi.Karamsarlık mı evde babam konuşacak oldu da adamcağıza saldırdım,karamsarlık işte o zaman dank ediyor.Bir yandan o sitedeki yazılarda yardım isteyen içine sokulduğu hayat için isyan eden evinin kapısından silahlı insanların alıp buraktığı kıymetlinizin olduğu düşüncesi en ama en kötü olanıydı çünki kendi denge kaybımı başka insanlara değer verdiğim insanın ailesine yansıtmaya varana kadar gitti.Ben o insanların yüzünden beni engellediğini benimle konışturmadıklarını zannedip sitedeki yazışmalardan sözde şifreli yazışmalardan çıkarttığım kadarıyla onu kurtarmayı kafaya koydum ya bir kere,günlerce yattım sokaklarda evinin önünde aprtmanındaki merdivenlerde.Cepte para yok avcılardan beylikdüzüne yürü babam yürü iki gün açlığa dayanabiliyordum iki günün sonunda eve bir dönüşüm ve yatağa kendimi bir bırakışım var ki dünya yıkılsa iki gün sonra uyanabiliyordum.Abi bir insanı engellemenin nelere mal olduğunu düşünebiliyormusunuz,belime silah taktım kaç gün olmadık birilerini vurucam deyip.Benim kıymetlimin canını kim yakar diyip can almayı göze aldırana kadar gidebiliyor işte o engeller... Felek seninde bir gününü görmedim be...
Baktım ki baş edemiyorum sonunda avukatıma gittim birlikte Bakırköy adalet sarayına da savcı akıl sağlığımın yerinde olup olmadığının teyidi için Mazhar Osmanın yolunu gösterene kadar ben hala aynı halüsilasyonlar içinde boğuluyordum. Ve rdm mi yoksa ağır akıl hastaları içinde 16 gün yatışımla aydınlığa erdim diyebilirim,insan hiçbir dış yönlendirme olmadan algısıyla oynanmadan bir başına yanlız kalmışken daha bi billur düşünüp idrak edebiliyor görmesi gerekenleri. Neleri ne kadar gereksizce yapmışım meğer ne zannederek nasıl yanmışım yakmışım.Şimdi bana bunlar neyi geri getirecek te yazıyorum bana değil benim yüzümden dengesi bozulan değerli birinin sağlığını geri kazanmasında yardımcı olur umuduyla yazdım.Amaç bağcıyı dövmek değil demişti karakter fukarasının biri iyi şarap yapmak demişti,ben şaraptan geçtim üzüm yesem kafi be abi ona da binlerce kez şükür etmesini bilirim...
コメント