• Necdet

    Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında;

    Sevdalanmış onun deli dalgalarına.

    Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,

    Yüreğindeki duruluğa...

    ...demiş ki suya;

    Gel sevdalım ol,

    Hayatıma anlam katan mucizem ol...

    Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, al demiş;

    Yüreğim sana armağan...

    Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına.

    Zamanla su, buhar olmaya, ateş kül olamaya başlamış.

    Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...

    Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de

    Yüreğinde ki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...

    Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...

    Aramış suyu diyarlar boyu

    Günler boyu, geceler boyu

    Bir gün gelmiş, suya varmış yolu

    Bakmış o duru gözlerine suyun,

    Biraz kırgın, biraz hırçın.

    Ve o an anlamış;

    Aşkın bazen gitmek olduğunu

    Ama gitmenin yitirmek olmadığını.

    Ateş durmuş, ateş susmuş, sönmüş aşkıyla.

    İşte o zamandan beridir ki:

    Ateş sudan, su ateşten kaçar...

    Ateşin yüreğini sadece su,

    Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş

Kommentare