• Tunahan

    SEVDAM/ Sessizliğimle Dans

    Karanlık, katı, duyarsız vicdanlarda, merhametsizliğin ağaçsız ve susuz çöllerinde kuru bir dal gibi rüzgârda mı savrulursun sevdam… Oysa çat çat olmuş ellerimle kuru topraklardan sana su bulmuş, sönen dudaklarına sürmüştüm titreyen parmak uçlarımla…

    Kalleş bir şehrin, bin türlü bela kokan, bin türlü kalleşlik dolaşan kirli kaldırımlarında yorgun bacaklarla, yorgun gözlerle mi gezersin sevdam… Oysa haberin bile olmadan, belalara, kalleşliklere yorulmak bilmeyen göğsümü siper etmiş, sert bir rüzgâr bile dokunsun istememiştim sana sevdam…

    Şimdi duymak istediğin tek güzel kelimenin, görmek istediğin tek bir tebessümün hesaplarını mı yaparsın sevdam… Oysa ben içinde tek kötü kelime olmadan en güzel kelimeleri aranırdım, şiir gibi cümleler kurmak için… İçim ağlardı da sen görme diye gizlice aynalara bakardım, aynalar hüznümle buğulanırdı da sana kahkahalar atardım.

    Hatırlar mısın bir gün yanlışlıkla yaptığın çorbaya tuz diye şeker atmıştın da üzülme diye tatlı çorbayı içip “ Eline sağlık ne güzel olmuş demiştim.” Şimdi çorba yapmayı öğrenmişsin de beğenmeyenler mi var sevdam?..

    O günler geri gelir mi? Ben, sana yağan yağmura şemsiye olur muyum? Bilmem… Ama şimdi karlar içinde üşür olmuşsun doğru mu sevdam?.. Göğsüm sıkışır bazen, nefes alamaz olurum… Anlarım ki o vakitler gözlerinden yaş gelmekte, doğru mudur sevdam?..

Comments