
Uyandım gecenin kör bir vaktinde
Kör bir akrep soktu düşlerimi,
Tutundum bir güvercin kanadı umutlara,
Yağız atlar yığıldı yangın soluklarıma…
Uzandım güneşin kıyılarına vakit çok geç…
Ayrılık vakti gelmiş veda limanlarından…
Hoş çakalın sevdiklerim
Hoşça kal dünya, ve de ay…
Önce mavilerini sildiler gökyüzünün
Güneşe gölge oldu, birileri,,,
Nereye gitsem kızıl, kıyamet,
Nereye gitsem bıçak sırtında cinnet,
İyi şeyler eklemek isterdim repertuarıma
Kaldırım taşlarından albümlere doldurduğumuz
Siyah beyaz cinayet fotoğrafları…
Kimse yokmuş aşinalığımıza kutup yıldızı…
Esir kamplarındayız
Kuramsal aşkların gıyabındayız…
Yıldız topluyoruz göklerden
Boş zamanlarda misket oynamaya…
Bir avuç kekik kokusu da gelmiyor dağlardan..
İyi bir haberde düşmüyor mektuplardan…
Sağ kaldığımıza canlı şahit bile yok..
Bir tel örgü, bir süngülü bay,,
ve de süngülenmiş gökyüzü..
Vay anam vay…
ülkem kimlere emanet yav..
Bunlar mı koruyacak beni bir yunan harbinden…
Kırk engerek düğümüyle kuşatıyoruz
Göktürk soyundan geldiğimizi anlatmaya gerek yok
Nüfus kimliğinde kendini Türk sanan bıyıksız zatlara..
Yada kertenkele suratlı…
yada suratsızlara…
Sen mi kimlik sorgulaması yapacaksın bana,
Fikir den yoksun…
et kafalı ahtapot yanaklı.sevimsiz adam…
Kimsin sen ulan..
Hadi git işine…
Beni hücrem de benimle bırak…
gölgen bile düşmesin içeri…
Sonra kafana düşer dokuz şafakta..dokuz zemheri…
Bekle şafaklara ne getirir hele…
Çekil git köşene..kiş, kiş…
nü resimleri yap sen annene…
Annende göstersin babana..
Baban peh ne güzel desin..rahatlasın…
Geçmesine geçti ya o yıllar,
Çatla Selimiye, çatla Bayrampaşa,
Uzun Maltalarınızdan bir yolcu aktarımı
Yapamadınız ya derin çukurlara,
Noel barış ödülü de alamazsınız artık…
Biraz daha beslenin kargaların artıklarıyla,,,
Geriye dönüp bakmayın,
Lanetlenir bir gün
Sadom ve gamoranız
Taş kesilirsiniz….bir sahil kenarında..
Belki bir senaryo olursunuz korku filmlerine
Belki rakip çıkarsınız Adolf Hitler..dizilerine..
Utanç duvarlarına yazılır adınız..
Belki şeytan niyetine taşlanırsınız…