• Aslı

    ateştin kordun...

    Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın. 

    Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği 

    Kirpikleri hissetti yokluğunu 

    Büktü boynunu deprem bu… 

    Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı 

    Sicim gibi bir yağmur yağıyordu. 

    Bir kenti boydan boya temizliyordu 

    Sokakta kimsecikler yoktu 

    Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu 

    Kirliydi yaşamaktan utanıyordu 

    Tit tir titriyordu yüreği 

    Yaralı bir güvercin gibi… 

    Oysa bu yürek bir zamanlar 

    Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı 

    Şimdi köpekler onun için ağlıyordu. 

    yorgundu, konuşamıyordu. 

    Şu hayatı sırtından atamıyordu, 

    Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu 

    Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı 

    Ne bir dost kaldı yanında, 

    Ne de bir düşman aklında… 

    Zor bir gün Önünü göremiyordu 

    İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu 

    Gözlerinde aşksız ayrılık vardı 

    Kirpiğinden yüreğine saplanan 

    Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde. 

    Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen 

    Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde 

    O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde 

    Sırtında ayrılık dilinde küfür 

    Ben gidiyorum sen uyuyorsun. 

    Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde, 

    Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim. 

    Ben gidiyorum sen uyuyorsun 

    Ben gidiyorum sen susuyorsun. 

    Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun 

    Siliyorum dudağında kalan yalanı 

    Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun. 

    Ben geldiğim yoldan; 

    Geldiğim gibi acılara bezenip 

    Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum 

    Bir kapı kapandı 

    Bu gece benimde gözlerimin içine 

    Kirpiklerim hissetti yokluğunu 

    Büktüm boynumu deprem bu. 

    Tenime değdim kokun sinmiş mi diye 

    Sol elime baktım; bahar gibiydin 

    Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar 

    Bir nehir oldun aktın gittin 

    Sağ elime baktım; Cehennemdin ayrılıktın kordun 

    Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu 

    Adaklar yüreğimden geçip gitti 

    Tutabilseydim birini 

    Korkmadan kesebilseydim eğer 

    Biliyorum gelecektin 

    Zoruma gidiyor zor bir gün 

    Biliyorum zorla güzellik olmaz 

    Oysa çirkin olmak vardı 

    Kovsanda kapından gitmemek vardı 

    Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan 

    Öyle bir küçüldümki; artık büyüme zamanı 

    Ey sevdalılar; eydostlar; 

    Var olan bütün güzellikler 

    Yürüyemediğim parke taşları patika yollar 

    dağlar,taşlar elveda 

    Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler 

    Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar 

    Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar 

    Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar 

    Siz kalın sağlıcakla 

    Ben gidiyorum 

    Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun 

    Bu bana yeter elveda yaralım elveda 

    Kırkıncı kapıyı kapadım elveda.. 

    Daglarin Mektebi bi baska. 

Comentarios