• Tyfn

    DE Kİ...

    Sevdiğim oradaki insanlara de ki, o, benim yokluğumdaki

    hüznü seviyor. O, beni değil, şimdiki beni değil, onunla

    olan beni seviyor. O, beni değil, benimle olan zamanı özlüyor.

    Ve o imkânsız olanı seviyor.

    Sevdiğim, geçtiğin yerlerde başı yüce karlı dağlar varsa, o

    dağlara de ki... Karlarını yüreğimin hasretiyle eritsinler, sularıyla

    seni serinletsinler. Ve yine de ki o dağlara, özlemimin çığlığını

    yankı yankı kulağına ulaştırsınlar.

    Sevdiğim yoluna çıkan ağaçlara de ki, üzerine salkım salkım

    eğilerek seni güneşin yakıcılığından korusunlar.

    Bir deniz kenarında durup seyrettiğinde denizi, dalgalara

    selamımı söyle, ruhunu benim gibi okşayarak dalgalansınlar. Kokunu

    rüzgâra teslim et, bir de saçından bir tel alıp bana getirsin.

    İnsan istiyor ki, gece güneş doğsun... İnsan istiyor ki, denizler

    orman olsun... İnsan istiyor ki, yıldızlar tutacak kadar yakın

    olsun ve insan istiyor ki aşk imkânlı olsun...

    Sevdiğim bulunduğun yerlerdeki insanlara de ki, imkânlı

    olan aşk olmaz zaten. Aşk seni yavaş yavaş pişirecek ateş olmalı.

    Aşk seni demleyecek kor olmalı... İmkânlı aşka şiir yakışmaz,

    şarkı yakışmaz, türkü yakışmaz... İmkânlı aşka özlem yakışmaz,

    hayal yakışmaz, gözyaşı yakışmaz, umut yakışmaz...

    Hasretimin hüzünlü sancısı, oradaki insanlara de ki, tarihe

    geçen hiçbir aşk imkânlı olmamıştır. Büyük aşklar, büyük hasretlerdendoğar.

    Sizin aşk sandığınız şey, aşk adında bir şeydir

    ancak. Ve aşk çok yücedir, ulaşılmayacak kadar.

    Sevdiğim oradaki insanlara de ki, o, benim yokluğumdaki

    hüznü seviyor. O, beni değil, şimdiki beni değil, onunla olan beni

    seviyor. O, beni değil, benimle olan zamanı özlüyor.

    Ve o, imkânsız olanı seviyor.

    Mirza TAZEGÜL "Sessizliğimle Dans" kitabından.

Коментарі