
Aşk, hiçliklerle dolu yaşamımızda, kendi kimyamızı ve duygularımızı keşfettiğimiz bir süreçtir. Ne yazık ki bu keşfe çıktığımızda, kaybetme korkumuz, sahiplenme duygusunu ölçüsüzce damarlarımıza zerk eder. Bu duyguyu dizginleyemeyenler, sevdiklerini bezdirirler. Sonuçta ya mutsuz ve yalnız kalırız ya da şanslıysak, sevdiğimiz bu gönüllü esareti kabul eder. Ama o zamanda aşkın elde etme cazibesi kalmaz. Aşkımızı soldurur, yitiririz. Buna ilk başlarda, o balayı devresinde farkına varmamız zordur. Çünkü kendi içimize yaptığımız keşif gezisi henüz başlamamıştır. Tanışma süreci, her şeyin geliştiği ve şekillendiği bir dönemdir. Adeta kendi varoluşumuzu yeniden yazar, hayata hiç bağlanmadığımız kadar bağlanır, kendi duygularımızı yeni baştan oluşturduğumuzu hissederiz. Bu açıdan bakıldığında aşk, iniş ve çıkışlarıyla hayatı bir bakıma yaşanabilir kılar. Ya da biz, kabullenmek daha kolay olduğundan öyle sanırız.
Коментарі