
Küçük bir kız çocuğu.Hava güneşli.Ama havayı aydınlatan o küçük kız.
Bir ip var. Etrafında dolaşıyor . İp atlıyor .Yaklaşmak istiyorum , bana bakmıyor.
Sürekli gökyüzüne bakıyor . Gökyüzü hiç olmadığı kadar mavi.
Her defasında daha yükseğe sıçramaya çalışıyor , ve başarıyor.
Saçları dans ediyor , gelecek zaferi kutlamak için.
Oraya gitmeyi çok istiyor.
Ben o küçük kızı seviyorum.her sıçrayışında daha da uzaklaşıyor.
- Gitme demek geliyor içimden.
Gözlerindeki istek dedirtmiyor bana.
Dayanamıyorum.
" Dur " diyorum , ne olur gitme . Beraber oynayalım.
Gittikçe alçalıyor tam da ulaşacakken maviliğe.
Oyun oynadığı iki ipin arasında duruyor. Ağlamaya başlıyor.
" Ağlama " diyorum . " Söz veriyorum ben götürücem seni
ama ne olur şimdi gitme "
Cevap vermiyor . Arkasını dönüyor.
- Elini ver , beraber gidelim.
-‘’oyunumu bozdun’’ diyor.
Seninle oynamıycam.
Peki diyorum.ne var o gökyüzünde?
Bulut diyor.
Orada ne var diyorum?
" Kalbimi sakladım ben oraya " diyor.
-‘’Seninle oynamam ben git artık’’ diyor.
Ve uyanıyorum.
Güneş vuruyor yüzüme perdenin arasından.
Hava hiç olmadığı kadar mavi.
Pencereden bakıyorum ,
Küçük bir kız ip atlıyor .
Dışarı çıkıyorum , yaklaşmak istiyorum
Bana bakmıyor.
- ‘’Sana kalbini getirdim’’ diyorum ,
gülüyor.
Elimi tutuyor.kalbime götürüyor.