Ünzile
Ünzile, 49

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar

gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En

kızgın,

en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.

İçimdeki

sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi

ve

ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey

olduğunu anladım seninle…

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk

yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden

tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.

Menzil

sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok

edebilirdim.

Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana

ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen

girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,

gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,

olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.

Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni

ve o

doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu

zaman.

Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni

yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün

yenilendim.

Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.

Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok..

概要
  • マッチペア (お気に入りのゲーム)
写真
  • フィードは空です