
Biz Çöpcüyüz!!
Biz çöpçüyüz; çünkü kedi kumunu boşaltıp, havalandırıyoruz, hem de her saat başı. Biz temizlikçiyiz; çünkü hijyen kurallarını yerine getirmek için kedilerin kaldıkları, yattıkları yerleri, kullandıkları eşyaları ve kendilerini temizliyoruz, hem de gün aşırı. Biz anneyiz, tüm kedilerimize evlat muamelesi yapıyoruz, hem de her zaman. Biz dadıyız; çünkü bütün kedi yavrularıyla oynayıp, bütün bakımlarını yapıp (temizlik, sağlıkla ilgili bütün gerekenler), onlara sevgi, ilgi ve şafkat gösteriyoruz, hem de mesai saati sınırı olmadan... Bunlar bizim temel mesleklerimiz. Bir de dönemsel olarak vazifelerimiz var ki bunlar: Doğum yaptıklarında ebe kadar bilgili, hastalandıklarında veteriner gibi gözlemci, eş seçerken felinolog gibi uzman, gözlerine baktığımızda ya da miyavladığını duyduğumuzda ne istediğini ve ne durumda olduğunu anlayacak bir psikolog gibi tecrübeli olmak... Bunlar da yalnızca seneler süren bir ilgi ve uğraşı sonucunda elde edilebilen beceriler. Tüm bunlar bizim çok zaman ve emeğimize mal oluyor, bunun karşılığında bir bedel almamız da emeğimizin bedelini almamızdır. Kedi üretmek çok zorlu ve meşakkatli bir iştir. Ürettiğiniz ırkın özelliklerine kendinizi ve yaşam tarzınızı ayarlamanız gerekir. Bir kedinin maddi bedeli elbette yoktur; ancak her bir kediye verilen emeğin bir karşılığı olması gerekir... Bir avukata gittiğinizde verdiğiniz para oranında onun bilgilerinden yararlanırsınız,bu bir hizmet sözleşmesidir veya onun işlerinizi sizi temsil ederek yürütmesinin karşılığında vekalet ücreti verirsiniz bu bir vekalet sözleşmesidir. Bir doktora muayene ücreti vermek doktoru kiralamak veya satın almak değildir bu bir hizmet sözleşmesidir ve mesleki bilgi ve tecrübesinden yararlanmak karşılığında ona bir 'emek' bedeli ödemektir. Bunların hepsi olağan karşılanırken, kedi üretmenin bu kadar zor ve uğraştıran bir iş olmasının ve yavru yetiştirmenin çok emek ve zaman gerektiren bir hizmet olmasının anlaşılamaması ve kediye ödediği ücretin kedinin bedeli olarak görebilecek kadar bencil ve dar görüşlü olunması, arka planında harcanan emeği göz ardı edecek kadar çıkarcı bir bakış açısının benimsenmesi, bu hizmeti yapan kişilerin 'tüccar' adledilmesi gerçekten üzücüdür. Bununla ilgili bir açıklamam olacak nacizane:1)Tüccar 'tacir' kelimesinin çoğuludur ve tek bir kişi için kullanılmaz, ticaret mesleğiyle uğraşan kişilerin genel adıdır.2) Tacir ; bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi ad ve hesabına işleten kişiye denilir.3) Ticari işletme; 'esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticaretle uğraşmak veya tacir olmak suç değildir, ahlaka mugayir bir durum da teşkil etmez elbette; ancak bin bir emeklerle büyütülen canlıları vermek karşılığında bir 'emek' bedeli istemek 'tüccarlık' değildir. Biz pek çok mesleği doğrudan veya dolaylı yapmak zorunda kalıyoruz; ancak bunlar arasında 'tüccarlık' yok; ancak emek hırsızlığı ve bedevacılık bir meslek olsaydı eğer bu iddiaların sahipleri bu mesleğin erbabı olurlardı diye düşünüyorum... Ve 'emek hırsızı' ve 'bedavacı' mesleğinin mensuplarına önerilerim var:1) Sokakta sahiplenilmeyi bekleyen onlarca hayvan varken neden ücretsiz 'cins' kedi arıyorsunuz?2) Bedava baktığım evsiz kedi yavrularının ilanını verdiğimde neden telefonum bir kere bile çalmıyor?3) İnsanların kendileriyle özdeşleştirdikleri ve sevdikleri bir ırkı beslemeleri neden bu kadar zorunuza gidiyor? Şayet gidiyorsa bu' hayvan sevgisi 'diye adlandırdığınız 'faşist şirretlik' cins kedileri hayvan olarak kabul etmiyor mu ?4)İnsanın temel haklarına ve özgürlüklerine ettiğiniz müdahale sizi hayvansever mi yapıyor? 5)İnsanlara göstermediğiniz 'sahte' ahlak budalalığına hayvanları kullanarak samimiyet kattığınızı mı düşünüyorsunuz?Hayvan sevgisini sizden öğrenmeyiz,size öğretebiliriz ancak!