
Yaramaz'Lazzz ...
Birinin Sevgilisi Olmak.. Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta! Biraz korunmak, biraz şımarmak... Bir kaç çeşit yemek yapmak, altıparmak caddesı sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bi yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!... Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara! Sabahları uyandığımda "günaydın sevgilim" mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum! Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara... Gülümsediğim için daha çok çalışmak... Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi... Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum! O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun! Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum "neredesin" diye, "Hımm kim aradı bakayım" diye! Ben sormam ama, korkmasın. O sorsun.. Biliyo musun ne oldu?" ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. "Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş" falan desin bi de sonunda... Birinin elini tutmakla, birinin elini, sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var! Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da, tutmuş gibi yaparsın işte. Ben yapmam! Bunu zaten bilirsin. Kimin elini tutacağını yani. Deneyerek bulmazsın. Sadece bilirsin. Bilmek! Açıklaması yok. Neden mi istemiyorum kimseyi ? Birini sevdim ben, çok… Hayaller kurdum onunla, gelecek olan günleri… Aynı evi paylaşacağım ve onun olacağım 'caktım… Hep sevecekti beni ve bende onu… Biz'e ayrılık hiç uğramayacaktı… İşe gittiğinde bile beni özleyecek beş dakika bensiz duramayacaktı. O ve ben'den başka kimse olmayacak hayat önceliklerimizde biz ve bize dair şeyler olacaktı… Hayatım (ızın) her anında büyüyecekti sevgimiz… Ölüm bile ikimizin olacaktı... O bir gün ölürse ben, ben ölürsem o gelecekti arkamdan beş dakika düşünmeden… Dünya iki kişilik olmasada onun içinde benim içinde iki tek kişi yaşayacaktı… Birinci ve ikinci tekil şahıslar unutulmuştu bizde… Yapamazdık biz birbirimizsiz, olmazdı, olamazdı. Ama oldu. Günler geçtikçe, belki daha çok sevdik birbirimizi söylediğimiz gibi ve sevgi zirvede yaşadı bir süre… Sonra başladı bir düşme… İnişler çıkışlar gittikçe arttı. En küçük tartışmalarda bile kızabilir olduk birbirmize… Kıskançlığımız hayatın iki kişilik olduğu hevesimiz, hayatın bizden ibaret olduğu düşüncemiz kayba uğrattı bizi… Günden güne yok oldu, yok olduk… Başlarda ben onu kaybettim, sonra o beni… Yada önce o beni sonra ben onu. Yavaş yavaş ayrılığın sessizliği çöktü üstümüze… Yanyanayken konuşamaz, birbirimizden bekler olduk. Her ne yapmak istediysek 'o yapmıyor ama !?' korumasına bürünür olduk. Biz kalktı ortadan ve aldı şahıslar yerini… Her sabah aklında uyandığımın nadir gelir oldum aklına, her akşam sevgi sözcükleriyle uyutulan yüreğim aşka uyutulur oldu… Yapmacık hareketler çoğaldı içten içe… 'Seni seviyorum' demek için bile düşünür olduk… Kurduğumuz hayallerin gerçek olmayacağı gerçeği bir tokat gibi çarptı yüzlerimize… Belki istemedik ayrılığı, tüm bunlara rağmen denedik eskisi gibi olmayı… Azalan ve tükenmeye yol alan sevgimizi çoğaltmaya çalıştık . Oda bende sevmeye uğraştık… Öpüşmelerdeki heyecanı , sarılmalardaki titremeyi aradık. Ama olmadı. Gittikçe yordu bu uğraşmalar bizi… Her geçen gün çirkinleştik birbirimizin gözünde, beğenmez olduk, eksik görür olduk… Ve beklenen son geldi, bitişimizi izledik. Ne o devam diyebildi ne ben.. İkimizde biliyorduk bir şeylerin tükendiğini… Ve bitmesi gerektiğini… Bitti . Şimdi kimseyi istemiyorum hayatımda, korktuğumdan değil yada sevemeyeceğimden… Ben onda kalsın istiyorum "aşk"… Onunla hatırlamak istiyorum kurduğum onca hayali.. Olmasada ve olmayacak olsada, hatta olmasını bende istemesemde "özel" kalsın istediğimden… Dudaklarım onda, ellerim ellerinde ve bedenimin sıcaklığı onun bıraktığı gibi kalsın. Hayat onda kalmasın ama "yaşanmışlık" onda kalsın istediğimden… Yeni birileri mi ?.. Tercihim yalnızlık değil elbet, ama "yeniden" demeye yok istek ... NAZAR DUASII بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَاالْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُس)