
Bir gece vardı...
Yine var...
Ama benim gecem değil!
Gidebilirsin...
Gelebilirsin...
Gülebilirsin...
Sevebilirsin...
Öpebilirsin...
Bu gece benim değil...
"Bir gidişi yaz" dediler, "Yazarım" dedim.... gitmeleri öğrenmiştim
Susardı, susardım, susardık, suskularca......
Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk. Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar. Koptuk ve dağıldık her şeye. Giderken durduramadık birbirimizi. Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.
Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın. Durdurmaya gücün, gücüm, yetmedi. Belki de yoktu, biz var sandık.
İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne. Sen, bildiğim sen değilsin artık. Ben, bildiğin ben, değişemem..
Şimdi sen, adı geçmişte saklı bir sızı.
Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz. Eksiğiz ve yokuz.
Bir kapının eşiğinde kalldı her şey.
Sesimi geceye vermeyecektin.
Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bakk. Sesimi gör yukarıda,
Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavraa..
Geceye bak, sesimi kaydırma.
Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken..
Ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
Şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarınnda
Biz ki geceleri paylaştık, şarkılarıı. Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri. Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım sanırım.. Nedendir bilmem......
Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.
Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini biilen.
Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.
Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.. Konuşmak anlamsız, susmak kalabalıık,
Ayrılık bulaşıcı.
Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum. Ben bir çiçeğim asi yanıım, Solunca aynı elde açamıyorum.
Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca....
Gerçekte kim olduğunu çok düşündüm,
Özleminin yer yer sağanak yağışlı olduğu zamanlarda
Sanırım artık biliiyorum
Sen, büyümeye zamanı olmayan çocukların,
Dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın......
Beni beklemeye gidiyordun, amaa yolu şaşırdın
Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.
Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim. Çok gitmiştim, söz gitmiştim
Sesimi duyuramayacak kadar.
Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
Artık çok geçç, sendeki ben için çoktan bitmiştm.....