
doğmak yada ölmek aynı şey değilmidir ?
yaşarken her gün yok olmaktan daha iyi değilmidir bir kere ölmek
bir yaşında başlar insan hayatı yavaş yavaş öğrenmeye
ilk aşkı tadar 14- 15 yaşlarında tatlı bir heyecan sarar bedenini
ama bilmezki o tatlı heyecana karşılık bulamayınca dönüşür ateş topuna
hayat devam eder herşeye rağmen
deli çağıdır 18 yaşı kıpır kıpırdır insan duramaz yerinde
çevresinden kopup başka insanlarla coşup başka insanlar
başka yerler görmek ister herşeyden bir tutam almak ister
benim ne istediğimi sorsalar ben istanbuldaki insanları alıp
başka bir yere kahpelik olmayan bir şehir isterdim isterdimkii
istanbulda yanlız kalsın benim gibi hepimiz görmüşüzdür
daha 7 yaşında hayatın yükünü omuzuna almış üst geçitlerde
soğuk havalarda tartıcılık boyacılık simitçilik selpakçılık yapan
küçük bedenleri kimimiz ailelerine laf atarız
bu küçücük çocuk nie burda die
kimimizse bize ne deyip geçmezmiyiz ama bilmeyiz o küçük bedenlerin
içindeki büyük insanları
kimimiz atölye köşelerinde canımızı dişimize takarak
sabahtan akşama kadar ekmek parası için çabalarken
kimisi bir ailenin bir aylık geçimini sağlayacak parayı
bir günde zevki uğruna harcamıyormu ?
ne demiştik Doğmak yada Ölmek..
bazen hayata sitem yaradana isyan ederiz neden ben diye?
çağresiz kalınca ölmek isteriz çağresiz anımıza ölmeyi en kolay
yol olarak seçeriz ama hayat bizden yana oynamaya başladığında
bu defada ALLAH'a haykırıp ALLAH'ım neden ölüm var deyip isyan ederiz
DOĞMAK zaten ÖLMENİN yarısıdır bunu kimi zaman unutup.
seyre o toz pembe rengine boyanmış hayallere dalarız
hayal bitince hayatımıza acı tarafından devam ederiz.
yetmişinden sonra insan artık büyümüyor aksine çocuklaşıyor
bir yaşındaki bebekle nerdeyse aynı duygulara sahip oluyor
Ve işte Yaşam.... doğduk büyüdük yaşadık ve öldük
gerçek olan bu hayata aldanıp kalp kırmak
ve insanları boş yere üzmemektir...
Kenan Alataş (mekanın cennet olsun)