
BEN FENERBAHÇEYİM
Moda’da Beşbıyık Sokağı 3 numaralı evin alt katında kurulan spor kulübüyüm.
Üzerimde “Çubuklu” forma var. Dünyanın dört bir yanında beni destekleyen “Milyonlarca” Taraftarım var. Bir sürü branşta mücadele edip,sürekli şampiyonluğa oynarım.Ülkeme sayısız başarılar kazandırıp Bayrağımızı gururla dalgandırırım.Cepheye silah kaçıracak ve sporcularımı Şehit verecek kadar Vatanperverim.Tüzüğümde “Gençleri Vatan koruması için yetiştirmek vardır.”(Madde 2)
Her şeye rağmen kimse beni sevmez. Kimse benim başarımı çekemez.Hep kaybetmemi isterler.Kaybedince bayram ederler.Beni hep dışlarlar ama benim oyuncularımın katkısıyla alınan milli başarıları deli gibi kutlarlar.Benim üzerimden oyun oynarlar.Kaybetmem için kumpas kurarlar.
Her seferinde çabalarını boşa çıkarırım.Çünkü ben Fenerbahçe’yim; mağlup edilebilirim ama asla “Boyun” eğmem.Şimdiler de yine üzerime “kirli” oyunlar oynanıyor.Dört kulvardan saldırılıyor.
Aslında farkında olmadan benim hep istediğim bir şeye vesile oluyorlar. Özüme dönüp Halkıma kavuşmama, onlarla tek yürek olmama katkı sağlıyorlar. Tıpkı İngilizler beni kapattığında sokağa dökülen insanlar gibi.Tıpkı Bağdat Caddesinde yürüyen on binler gibi…
Ben Fenerbahçe’yim; Tek Sahibim Halktır. Halk da dün İngilizlere bugün “Başka Birilerine” isyan edip “Fenerbahçe’me dokunamazsın” diyen adamdır.
BEN ÇUBUKLUYUM
Ben çubukluyum;
Bir kumaş parçasından daha fazlasıyım. İki renkten oluşurum. Sarı ve Lacivert.Beni üzerinde taşıyan “milyonlarca” insan var.Beni gururla giyen yüzlerce silüet var.”Zeki Rıza’lar , Lefter’ler,Can’lar” ve dahası.Beni ben yapan,kumaş parçasından daha fazlası olmamı sağlayan işte bu silüetlerdir. Ben,beni taşıyanların kalbine kadar girebilirim.Kimine göre,”Klasikleştim” Kimine göre ise “yeni doğan bir bebek” gibi taptazeyim.
Beni giyenler sayesinde ete,kemiğe bürünürüm.Onlar sayesinde bir “ruha” sahip olurum.Onlara her zaman “gurur” veririm. Beni çok severler. Bende sevgilerine leke sürdürmem.Var olduğumdan bu yana üzerime tek bir leke sürülmüştür. O da “Çamur” lekesidir.O “Çamur” ki beni onurla taşıyan Fenerbahçe Çoçuğunun,Mücadelesinin Simgesidir.
BEN FENERBAHÇELİYİM
Ben Fenerbahçeliyim;
Sarı-Lacivert renklere gönül vermiş,Çubukluyu üniforma kabul etmiş,Saraçoğlu’nu mabed bilmiş birisiyim. Takımımı sonuna kadar destekleyen,cebimde ki son parayla bilet alan,5 atsada 5 yesede “Fenerbahçe Buraya”diye bağıran taraftarım. Salon salon,Stad stad gezip,gerektiğinde “Kaldırım” da bile destek veririm.
2 kez son maçta Şampiyonluğu,defalarca finalde kupaları kaybetmeme rağmen “Şikeci” damgası yerim.Gittiğim her şehirde sebepsizce “Küfür” yerim.Bilet kuyruğunda veya Deplasman Tribününe girerken itilip,kakılırım.Hakaretler işitirim.3 saat boyunca kapıda bekletirim.(Örnek: İnönü)
Yasalar benim için vardır. Cezalar,yasaklar benim üstümde denenir.Her zaman Suçlu gösterilirim. Ama bunların hiçbiri beni sevdamdan uzaklaştıramaz.
Topuk Yaylasında, caddede,salonlarda,stadlarda ve kaldırımda her yerde ben varım.Üzerimde “Çubuklu” forma ile Arma’nın Peşinden giderim.Beni pek sevmezler.Düşmanım da boldur.Rakibim kim ise onun tarafında olurlar.
Benim ise Tarafım tektir. Fenerbahçe’dir.Ve “Tarafı Fenerbahçe olmayan BerTaraf olur”.
Ben “Çubuklu” ya ruh veren kişiyim. Tribünde haykıran taraftarım.
Sahada “Onur Mücadelesi” veren futbolcuyum.Emeklerine leke sürülmeye çalışılan “Kocaman Yürekli” Aykut’um.Ben Lefter’in elini öpen Alex’im.Ben Ordinaryus Lakaplı Lefterim.Ben Şeytan Rıdvan’ım, Serkan Acar’ım,Alpaslan Eratlı’yım,Oğuz Çetin’im.Ben Çubukluyu Onuruyla,Gururla taşıyan binlerce sporcuyum.Ben Fenerbahçe’nin Kurucusuyum.Ben Fenerbahçe’nin “Tek” sahibi olan “Taraftarıyım”.
Ve ben Tribünde Avaz Avaz bağırıp “Kanaryasın Sen Bizim Canımız” diyen On binlerce insandan biriyim.
İşte Ben FENERBAHÇEYİM.