
Sağlam birkaç dost hariç kimseyi istemiyorum kardeşim!! Herkes kendine bir sorsun değilse dönsün arkasını gitsin bir daha da hiç gelmesin!!!!
Bin sene de okusam, Ne biliyorsun diye sorsalar bana haddimi bilirim derim.. Hz. Mevlana ne demişse doğru demiş!!
Veysel Karani Hazretlerine sorarlar;
"Nasılsınız?"
Cevap manidardır;
"Akşama çıkıp çıkamayacağını bilemeyen bir nasıl olursa."
Sevenleri ısrarla kendisinden bir nasihat duymak isterler..
O gülümser ve
-Allah'ı bilir misiniz?
-Evet biliriz...
-Öyleyse başka şey bilmeseniz de olur.
-Efendim bir nasihat daha...
-Allah sizi bilir mi?
-Elbette bilir...
-Öyleyse başkaları bilmese de olur!
Unutmasınki Allah'ı bilmeyen beni bilse ne olur!! Allah herkesin yaptıklarını biliyor; kimsenin ettiği yanına kalmayacak bunuda bilsin..
Merhamet, vicdan otta, eşyada yoktur; çünkü Allah onu sadece bahşetmiştir ama işte herkeste yok.. Yani aslında herkes o şanslılardan değil Elhamdülillah!
Ey Oğul, unutma ki, yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir!" (Şeyh Edebâli)
Hazreti Ömer (radiyallahu anh)
"Eşleriniz sizi ahirette ebedi saadete götürecek köprü gibidir.. Sevgi ve saygı ile bu köprüyü sağlamlaştırınız..."
****
Umutlanmak " HAYAL KUĞRAMA " riskini göze almaktır !!!
Sevmek ise " KARŞGÖRMEME " riskini ,,,
Ama riskler alınmalıdır,çünkü hayatımızın en büyük riski,hiç risk almamaktır!!!
Çünkü yaşamak " ÖLMEK " riskini " GÖZE ALMAKTIR
*************************************************
==========================================ü
Hiçbir zaman büyük hırslarım, arzularım, ihtiraslarım olmadı. Olmasını da istemezdim zaten. Ama istedimki içimdeki saflıkla yaşayayım, sevgiyle ve sevilerek yaşayayım; ama siz! siz buna izin vermediniz neymiş iyi olan ezilirmiş, neymiş safi düşünceleri olan aptalmış, neymiş sadece kendini düşünmeyip, başkalarının dertleriyle dertlenen saçmalık yaparmış!! Ne oldu size bugün hırslarınız, aptalca arzularınız peşinde hayatlarınız heba oldu gitti!! Ne oldu sadece bir arabaya, bir eve, pahalı bir telefona, üç beş parça kıyafete kendinizi sattınız, ruhunuzu sattınız!! Noldu biliyor musunuz bugün sizin arkanızdan görgüsüz aptal deniyor! Ne oldu şimdi geri dönüp döküp saçtıklarını mı toplayacaksın, para denen kağıt parçasına değiştiğin kalbini geri mi alacaksın!! Üzgünüz mesai saati bitti elimizde istediğinizden de kalmamış!!!!
..
Başak'ın Profili · Başak'ın Duvarı
Başak Sinan
'Allah ne vermişse elinde o vardır; kimse kimseyi görünümünden, aklından, becerisinden yana sınama özgürlüğüne sahip değil!! Herkes haddini bilmeli Mevlana'nında dediği gibi .. Unutmamak gerek Rabbim herkese şah damarından da yakın!'
Duvar Fotoğrafları
Basit yaşayacaksın...
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
..
Başak'ın Profili · Başak'ın Duvarı
Başak Sinan
'Allah ne vermişse elinde o vardır; kimse kimseyi görünümünden, aklından, becerisinden yana sınama özgürlüğüne sahip değil!! Herkes haddini bilmeli Mevlana'nında dediği gibi .. Unutmamak gerek Rabbim herkese şah damarından da yakın!'
Duvar Fotoğrafları
Basit yaşayacaksın...
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
..
Başak Sinan
'Allah ne vermişse elinde o vardır; kimse kimseyi görünümünden, aklından, becerisinden yana sınama özgürlüğüne sahip değil!! Herkes haddini bilmeli Mevlana'nında dediği gibi .. Unutmamak gerek Rabbim herkese şah damarından da yakın!'
Duvar Fotoğrafları
Basit yaşayacaksın...
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
"Vicdanlı ve dürüst olmak,
“Hesaplı” olmaktan iyidir.
“Hesap” makam sahibi yapar da,
“VİCDAN”; daha önemli bir işe yarar:
'yapar..."
Önemli olan ne istediğini ve ne yapacağını bilmek. Çokta anlaşılacağını sanmıyorum ama yazmak istedim işte; ben kendimi Allah'a yakın hissediyorum, herkes zamanı gelince gidecek! Ben de zamanını bilmiyorum ama dünyada kalma süremizin bir göz açıp kapayana kadar olduğunu varsayarsak hiçbirimiz uzak değiliz ama hissetmek farklı! Hissetmeye çalışın zira günahlarımızın bedelini öbür tarafta ödemek herşeyden zor olsa gerek! 18 Ocak 2013 günlüğü