
NASIL mıyım ?
Anlatabilir miyim bilmiyorum,
Ya da sen anlar mısın hiç emin değilim.
Kimsenin kimseyi anlamadığı bir zaman bu biliyorsun...
Ama anlaşılmak için yazmıyorum ben artık,
Kendim için, kendime yazıyorum...
Yazmazsam bir yanım yarım kalır, ölür belki...
Herkesin bir meydan okuma tarzı varsa hayata,
Ben de yazarak meydan okuyorum.
Üstüme üstüme geliyor ya hayat bazen,
Güç veriyor yazmak bana, ayakta tutuyor beni...
"Nasılsın? " diye sormuştun,
Nasılım ben sahi...?
Ruhum dağıldı galiba benim.
Hergün sahile iniyor ve med_cezir oynuyorum dalgalarla.
Bazen debisini kaybetmiş telaşlı bir nehire benzetiyorum kendimi.
Soğur ya nehirler aktıkça, soğuyorum çırpındıkça...
Soğursa bir yürek, sevemez biliyorsun.
En çok da bu üzüyor beni...
Elbette var bu dünyanın güzel tarafları,
Ama ben onları görmek istedikçe, birileri çirkinlikleri getirip dayıyor gözümün önüne.
Ve ben insanları olduğu gibi kabul edip sevemiyorum eskisi gibi...
Iyi insanların neden bu kadar acı çektiği sorusu kurcalıyor sürekli aklımı ve vicdanımı...
Çok sevdiğin biri hiç haketmediği bir acıyla karşılaşır birden ve çok canın yanar ya senin de, öyleyim...
Hâlâ sürüyor hayatla kavgam ve kendimle savaşım.
Uzun uzun susarım ben, biliyorsun.
Derin bir "Ah" la bitiyor şimdi susmalarım.
Ne olursa olsun umudumu hiç kaybetmezdim ya ben,
Inatçıydım ya umutta,
Şimdi öyle şeyler oluyor ki bu çivisi çıkmış dünyada,
Ben artık korkuyorum onu da kaybetmekten...
Sorma bir daha "Nasılsın? " diye...
Bıraktığın gibiyim işte;
Debelenip duruyorum, dünya denen bu yangın yerinde...
Birhan Eroğlu