
31 Aralık da , KAYSERİ'de doğdu.İlkokul birinci sınıfı Mersin Anafartalar ilk. okulunda okudu.Daha sonra yine Mersin'de Zeki Sabah
ilk. okuluna devam etti.Çeşitli nedenlerden ötürü tekrar asıl memleketi olan KAYSERİ'ye döndü.İlköğretimi Cevdet Sunay İlk. Okulunda tamamlayıp liseyi de Özel Argıncık Fen Kolejin'nde tamamladıktan sonra şöyle deriiiin bir OHHHH çekti.Erciyes Üniversitesi Fen Bilgisi bölümü ögrencisi, sevmeyi kendine vazife edinmiş ve dünya gurbetinde bir misafir olduğunu düşünen bu genç adam için bağlama; önceleri bir heves iken, sonralari tutkuya dönüşür.
Dinledigi Orhan GENCEBAY parçaları,deyişler, türküler,semailer ve fasıllar her geçen gün ona ısrarla hep güzel olanı göstermeye devam ettikçe, o da bu güzelliğin tesiri altinda kalir ve bu büyük duygu yoğunluğu içerisinde yaşamını sürdürmeye devam eder...
Bir yandan ruhuna işleyen o tertemiz türküler, bir yandan coşkunun zirveye tırmandiği semailer; yüregini yerinden söküp alircasina baglamaya vurulan her mizrap bu genç adama insanligin erdemine ulaşabilmenin formulünü sunar.
Bu sayede yaşadikça öğrenmenin, öğrendikçe yaşamanin önemi çok daha iyi fark eder.
Çocukluğundan beri dinlediği Orhan GENCEBAY parçaları onun ruhuna işlemiş, Batsın Bu Dünya,Leyla ile Mecnun,Al Senin Olsun,Her Günüm Gamlı Geçer,Hatasız Kul Olmaz... derken kendini bir anda bağlama dünyasının içinde bulur ve bir daha kurtulamaz...
Önceleri duyduğu her parçayı çalmaya çalışır. Alin teri ve emek gördügü her parçayı alkislar kendince.
Sonralari bağlamada, mânanin, duygunun varligini hissedinçe kendi de bir şeyler katmaya baslar... Çalmaya çalıştıkça bağlama çalmanın zorluğunu ve bir müzisyein sorumluluğunu hisseder.Bu yüzden olsa gerek bir çok şeyi kendince çalar,söyler ama kendini henüz müzisyenler sınıfına koymaz.
Toplumda yaşanan olaylara duyarsız olmayışı, haksızlıklara karşı çıkması, evrensel sevgiyi gönülden isteyişi ve buna ulaşabilmek için de bağlama vasıtasıyla insanların gönüllerine sevgi yolculugu yapmayi amaçlamasi gibi birçok sebeple bağlama onun hayatinin vazgeçilmez bir parçasi haline gelmistir.
Kendini bağlamanın cazibesine ve çekiciligine kaptıran genç adam; bağlamasız, müziksiz, makamsız bir hayat düşünemez olur...
Bunun yanısıra, genç adamin iç dünyasinda dışarıya çıkmak isteyen duygular sabırsızlıkla mızraba kavuşacağı günü beklemektedir...