
aslında farklı değildim severdim bende insanları ama sonra uzak olmak istedim herkesden.
mesela buzlu biranın sakız parasına olduğu ve her köşe başında tuvaleti olan bi ülkede yaşamak istedim. yada bir karavan alıp nerde akşam orda sabah. ne giyeceğim önemli değil çamaşırlarını dışarıya asan bi kadının bahçesinden çalıp giyebilirim.
uzak olmak yeterli. kimseyi yanıma almadan sonunu düşünmeden öylesine yaşamak. ne kendime hayrım nede kimseye zararım olmadan..
düşünmenin olmadığı bir boyuttada yaşayabilirim.
hepsinin yanı sıra tütün bahçesinin insanlar kadar fazla olduğu bir ülkede de yaşayabilirim. yanımda kimin olduğu yolumda kimlerin yürüdüğü önemli değil. bana yük olmasınlar yeterli.
sırt çantam da kulaklığım ve hiç şarjı bitmeyen bi mp3 olsun yeter. telefona da gerek yok fazla merak edenim yok nasıl olsa. özlemem mi özlerim tabi buram buram nikotin kokan odamı posterle dolu dört duvarımı
sigara dumanından sararmış perdelerimi. he bide hiç susmayan üst komşumun oğlunu.
ama bazen vazgeçmek gerek bişeyleri bırakıp yenilerini kazanmak gerek.
etrafımda bu kadar çok anlamam gereken şey varken kendimi anlamam çok zor. anlamıyorum da zaten kendimi sadece akışına bırakıyorum.
çok kafama takarsam deliririm gelçi pek akıllı olduğumda söylenemez ama olsun en azından ne istediğimi bilicek kadar zekiyim.