
Top oynardık..
susuzluktan kırılana,karnımız gurulduyana kadar..
bir ara herkes kaybolurdu.
evdeki sıcak yemekten daha tatlı gelen şeyi yapardık her defasında,
Ekmeğin içine konan domatesin yanına komşu teyzeden alınan bir sürahi suyu içerdik..
Sokağın tozu toprağı olmadı mı tat vermezdi yediğimiz içtiğimiz anlayacağın.
Dizlere çöken ağrının yaranın berenin hesabı sorulmazdı güldüğümüz şeylerin yanında.
Düşünsene!
Sadece çocuktuk!
Bizi ayrıştıran renklerimiz,düşüncelerimiz,paramız,günahlarımız yoktu.
Şu an özlemle andığımız her şey yerde bulunduğunda yükseğe konan Bir bayrak,bir ekmek kadar kutsaldı o zamanlar..
Öyle işte.