
O Bir Şey Anlatırken Suratının Her Bir Milimini İncelemekten Ne Dediğini Anlamıyorsun. Bu Yüzden Hep Gülümseyerek Cevap Veriyorsun. Bazen Aptal Olduğunu Düşünüyor. Biliyorsun, Umurunda Olmuyor. Hem Ona Söylesen Anlayabilir mi ki? Seni İzlemekten Ne Dediğini Anlayamıyorum. Gözlerin Kelimelerini Örtüyor. Dudakların. Parmakların. Saçların. Kalabalıkta Yürürken, Ayrı Yürümeyin Diye Omuzundan Hafifçe Tutarken Neler Hissettiğini Gece Başını Yastığının Yerine, O'nun Omuzuna Koymak İçin Her Şeyi Verebileceğini Nerden Bilebilirki? O'nun Kokusundan Başka Kokuyu istemediğini, Burnunu Sızlattığını Yanına Giderken Binlerce Kıyafet Değiştirdiğini, En Sonunda Eline Geçen İlk Şeyi Giydiğini Nasıl Gidiyor? Diye Sorduklarında Kötü Gidiyor. Bilmiyor, Hiçbir Şeyi Bilmiyor. Anlamıyor. Hissetmiyor. Öldüğümü Göremiyor Demek Yerine İyi Gidiyor Deyip Geçiştirdiğini Ve Bunu Derken İçinde Ne Fırtınalar Koptuğunu. Bazen Yataktan Kalkıp, Bir Bardak Su Niyetine O'nun Fotoğraflarına Baktığını. Susuzluğunu Giderdiğini. En Mutlu Anlarında Yanında Olmadığı İçin Eksik Hissettiğini Hoşça Kal Dediği Zaman Korktuğunu, Daha Sonra Aslında Hiç Gelmedi ki Deyip Korkunu Yatıştırdığını. Kalbini İstese, Kalbini Kanlı Kanlı Ellerine Vereceğini. Canınla Birlikte Özlediğini Köpekler gibi Özlediğini. Bağıracak Kadar, Kalbini Ağrıtacak Kadar ÖZLEDİĞİNİ ~