
Ben buyum.
İstiklal Cadde'sinde kollarını açıp İsa'lığını ilan eden,
Paçalarının çamura bulaşmışlığını seven,
Uykusuzluktan kızaran gözlerine aldırış etmeyen,
Plansız,
Kuralsız..
Kendi başına bir savaşım ben.
Solcu eylemiyim.
Direnişim.
Tanrı'nın bu dünyaya attığı en cesur kazığım.
Uçurum çiçeklerini severim,
Kapitalist gelir bana kırmızı güller.
Orkideler orospulara armağan edilmeli..
Ve intihar edenlerin mezarı başında ceket iliklenmeli..
Ben buyum.
Cinayetler düşlemiş,
Bıçaklar bilemiş..
Bağımsız bağımlı.
Hep az konuşmuş,
Genelde kaçak..
Umursamaz sanılmış, kırılmaz, aldırmaz.
Ötekileştirilmiş,
"O boşverir" denilen..
Kimsenin bilmediği hüzünler taşıyan ruhunda aslında..
Kimsenin tahmin edemediği kadar büyük yorgunlukları olan..
Suçsuzluğunun bedelini ağır ödemiş,
Haketmemiş.
İnançlarıyla alay edilmiş..
Çatlatılmış su içtiği bardaklar.
Ben buyum.
Bu yüzden tanışmalarımı merhaba öteye taşımıyorum.
Gözünüzü boyuyorum belli olmasın diye çıplaklığı hayatımın..
Kara kaderimi gizliyorum, ak maskemin ardında.
Ben buyum.
Bu dünyaya yollanmış bir malesefim..
Ben buyum.
Adım attığı an yollarının yarılacağını bilen,
Ve adım atmaktan başka seçeneği olmayanım..
Hayalinin bile sizi darmadağın edeceği, gerçek bir felaketin ortasındayım.
''HANGİ DAĞ EFKARLIYSA ORDAYIZ,
PERİŞAN EDİLEN HER ŞEY BİZİMDİR...''
- Tanrının kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum. Karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki hiç kimse yok.
+ Belki de kimse yoktur.
- O halde yaşam korkunç bir şey. Her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
+ Çoğu insan ne ölümü ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
- Ama bir gün hayatın sonlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.
+ O gün…
- Korkumuzdan bir imge yaratır ve sonra o imgeye tanrı adını verir!..
Yedinci Mühür