
Benim kafamda bir portre var.Öyle bi kadın yeryüzünde var mı bilmiyorum; ama ona en yakın insanı bulduğumu hissettiğim an onu bırakmamaya yeminliyim.peki kimdir bu ?...Boyu posu vs. değil kafamdakı,beyninin içindekiler önemli.Çünkü gözlerini kapattığında bir insanı duyabilir dokunabilir sevebilirsin.Görmek her şey demek değildir.Karşımdakinden bana mükemmel bir aşk yaşatmasını beklerim,bu konuda evet mükemmelliyetçiyim.Peki mükemmel nasıl olunur? Beni benden iyi bilecek,verdiği kararlar benmkilerle paralel olacak,arkamı döndüğümde acaba dedirtmeyecek.Habersiz bir şey yaptığında vardır bir bildiği diyebileceğim güvenı bana verecek.çok sevecek çook,haddinden fazla sevecek.Çünkü ben sevdiğin kadar sevilmeye inanırım,aşk sabırdır belki; ama asla tahammül değildir.Bu benim felsefem işte.her şeyine katlanır sabrederim;ama kişiliğimi karkterimi rencide eden bir şeye tahammül edemem.Bir kalemde silerim ve bir kere sildiğimi bir daha yazmam.Peki ben nasıl bır aşk sunarım.İşte onu anlatmak imkansız.Benım seni sevmelerimi seversin sen zamanı gelır,aşka doyar aşktan ölürsün.Fazla gelmez;ama inanamazsın,bir erkek bir kadını nasıl severse en mükemmel şekilde, işte ben öyle severım.Ama ,bana aşkla bakacak bir çift göz lazım sadece...HEPSi Bu !