Çağdaş
Çağdaş, 44

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?

Hiç vaktiniz yok, ..."Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...


Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...

Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.


Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar,

Size sesleniyorum!


Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?


Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?

İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?


Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?


Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?


Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?


Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?





Bazen o kadar yalnızım ki. Aslında değilim. Yanımda, bi telefon uzağımda o kadar çok insan var. Onları hissetmeme rağmen yalnızım. İçimdeki sıkıntının adını ‘o’ koyduğumdan beri bu haldeyim. Ne kadar insan olursa olsun, ihtiyacınız olan tek bir insan olmadığında her şey biraz eksik, biraz yarım, biraz da tatsız oluyor. Tam anlamıyla mutlu olunamıyor mesela. O da olsaydı böyle böyle olurdu diye düşünülüyor.Karar vermek o kadar zor ki. Daha beklemeli miyim, yoksa artık umursamamalı mıyım bilmiyorum. Onu kıskanamıyorum, nefret edemiyorum, sevemiyorum, artık özleyemiyorum. İçim bomboş resmen. Öyle boş ki. Neden ağlıyorsun dediklerinde verecek bir cevabım yok. Bir şey yaptığımda ama neden diye sorduklarında gösterecek bir sebebim yok. O eksik ya işte. Ben çok değiştim.

Sobre
  • Gelatinas (Jogo Favorito)
Fotos
  • O feed está vazio