Tugce
Tugce, 34

Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz

acıyacak...

Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar

olduğunu fark edeceksiniz...

Sokağa fırlayacaksınız...

Sokaklar da dar gelecek....

Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği

gibi...

Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl

gökyüzü...

Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek,

bir yandan da kaybolacak kadar

küçüleceksiniz...

Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan....

'Önemli olan sağlık.'

'Yaşamak güzel.'

'Boş ver, her şey unutulur.'

Siz hiçbirini duymayacaksınız...

Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale

geleceksiniz.

O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret

edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek

kadar çok seveceksiniz...

Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...

'Ölüme çare bulundu' ya da 'Yarın kıyamet

kopacakmış' deseler başınızı kaldırıp 'Ne

dedin?' diye sormayacaksınız...

Yalnız kalmak isteyeceksiniz...

Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...

İkisi de yetmeyecek.

Geçmişinizi düşüneceksiniz... Neredeyse

dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...

Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek

isteyeceksiniz.... Gittiğiniz yerlere gitmek...

Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile

yapacaksınız.

Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini

söylese, kaçacaksınız...

Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı

yaşamak için direneceksiniz.

Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek

geçirmek isteyeceksiniz...

Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...

Herkesi ona benzetip...

Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...

Hiçbir şey oyalamayacak sizi...

İlaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı

bulandıran ama asla onu unutturmayan...

Sadece bir müddet buzlu camın arkasından

seyrettiren...

Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...

Boğazınız

düğümlenecek,dinleyemeyeceksiniz...

Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...

Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de 'Hiç güneş

doğmasa' diyeceksiniz.

Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...

Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz...

Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze

çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile...

Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...

Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını

istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda

onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...

Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz...

Aramayacağını bile bile... Her çaldığında

yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı

konuşacaksınız arayanlarla...

Yüreğiniz burkulacak....

Canınız yanacak....

Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.

Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek

içinizden...

Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp

tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin

kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret

edeceksiniz...

Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz...

Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...

Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...

Gel gitler içinde yaşayacaksınız...

Buna yaşamak denirse...

Razı mısınız bütün bunlara?

Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmeye?

O halde aşık olabilirsiniz!..

Über uns
  • Diamanten (Lieblingsspiel)
  • Futter ist leer