Ahmet
Ahmet, 40

Gün olur da senin için sıktığım kurşunlara rastlarsan

Kahramanlık yapıp da üzerlerine atlama sakın(!)

İnan gözlerin için basılmış her tetik

Kirpiklerinde ölüm biriktirir...!


Gülümsemene ait envayi kıvrımları

Söktüm mısra çarmıhımdan.

Gamzeni suskun yanlarımla dolu

Boy aynamda sakladım.

Kanatlandı denize asi martılar

Tenimin maviden yoksun coğrafyasında.

Buklelerin;

Yağmur yordamıyla ıslatırken bedenimi

Kuraklaşmış hücrelerim

Yokluğuna uzanırdı boylu boyunca.

Güzelliğini kozmetikçilere sattığında

İnanmalıydım..(!)

Malum teninde alt üst iki renk

Üst üste iki sevda,

İki nokta beyazın,

Herşey iki/şer..


İyi de o yüreğinde ki ateşede mi inanmasaydım..!


Sen hiç ateşin ağladığına şahit oldun mu(?)

Ben her güneşin merhabasında

Hıçkırıklara boğuluyorum

Hıdırellez gözlerinde...


Sevdanın enkazını kaldırırken aramızdan

An'ı kurtaramadık öldü zemberekler.

Kurtarırsın sandım nabızsız sevişmelerimizi

Lal yangınlara sattık teni/mizi.

Satılabilir şimdi zamandan yoksun düş'ler.

Kapatılabilir ucuza hüzün anaları.

Değişen dünya;

Değiştirilen

Ve de;

Yeryüzüne ait tüm iyelik ekleri.

Çağ'ın astarı yırtık yüzünde

Kolayca bulunabilir,

Ölü masal kahramanları..


Sensizliğimle fısıldaşırken ne yapacağımı sordum.

Tabutundan çık dedi güneş

--eksi karanlığın altından.

Mıhlı değneklerle yeryüzünde tutturduğum cesedim

Düşüyordu yine,

Ruhumun düzmece kaldırımlarına.


Daha kaç ölümün rengine fırça olacak bu nefes(!)

Bıktım be!

Yıldım işte!

Çekin artık etrafımdan sesinizi


Şah damarımı yokluyorlar ses vermiyor yüreğim...!

À propos
  • Méduses (Jeu préféré)
Photos
  • Le flux est vide