
Gün olur da senin için sıktığım kurşunlara rastlarsan
Kahramanlık yapıp da üzerlerine atlama sakın(!)
İnan gözlerin için basılmış her tetik
Kirpiklerinde ölüm biriktirir...!
Gülümsemene ait envayi kıvrımları
Söktüm mısra çarmıhımdan.
Gamzeni suskun yanlarımla dolu
Boy aynamda sakladım.
Kanatlandı denize asi martılar
Tenimin maviden yoksun coğrafyasında.
Buklelerin;
Yağmur yordamıyla ıslatırken bedenimi
Kuraklaşmış hücrelerim
Yokluğuna uzanırdı boylu boyunca.
Güzelliğini kozmetikçilere sattığında
İnanmalıydım..(!)
Malum teninde alt üst iki renk
Üst üste iki sevda,
İki nokta beyazın,
Herşey iki/şer..
İyi de o yüreğinde ki ateşede mi inanmasaydım..!
Sen hiç ateşin ağladığına şahit oldun mu(?)
Ben her güneşin merhabasında
Hıçkırıklara boğuluyorum
Hıdırellez gözlerinde...
Sevdanın enkazını kaldırırken aramızdan
An'ı kurtaramadık öldü zemberekler.
Kurtarırsın sandım nabızsız sevişmelerimizi
Lal yangınlara sattık teni/mizi.
Satılabilir şimdi zamandan yoksun düş'ler.
Kapatılabilir ucuza hüzün anaları.
Değişen dünya;
Değiştirilen
Ve de;
Yeryüzüne ait tüm iyelik ekleri.
Çağ'ın astarı yırtık yüzünde
Kolayca bulunabilir,
Ölü masal kahramanları..
Sensizliğimle fısıldaşırken ne yapacağımı sordum.
Tabutundan çık dedi güneş
--eksi karanlığın altından.
Mıhlı değneklerle yeryüzünde tutturduğum cesedim
Düşüyordu yine,
Ruhumun düzmece kaldırımlarına.
Daha kaç ölümün rengine fırça olacak bu nefes(!)
Bıktım be!
Yıldım işte!
Çekin artık etrafımdan sesinizi
Şah damarımı yokluyorlar ses vermiyor yüreğim...!